İzmir
SON DAKİKA

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Ekim ayında sosyal medya yasası Meclis gündeminde

BARIŞ SAVAŞ Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği'nin (TİGAD) Iğdır'da düzenlediği 13. Dijital Medya Çalıştayı'nda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis gündemindeki "Terörsüz Türkiye" düzenlemesinin ayrıntılarını ilk kez kapsamlı şekilde…

İsam Akgül İsam Akgül
7 Ağustos 2026 1 sa önce 3 okuma dk okuma
Adalet Bakanı Akın Gürlek: Ekim ayında sosyal medya yasası Meclis gündeminde
Adalet Bakanı Akın Gürlek: Ekim ayında sosyal medya yasası Meclis gündeminde

BARIŞ SAVAŞ Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği'nin (TİGAD) Iğdır'da düzenlediği 13. Dijital Medya Çalıştayı'nda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis gündemindeki "Terörsüz Türkiye" düzenlemesinin ayrıntılarını ilk kez kapsamlı şekilde anlattı. Düzenlemenin ancak terör örgütünün tüm unsurlarıyla feshedilmesi, silahların tamamen bırakılması ve örgütün tasfiye edildiğinin Milli Güvenlik Kurulu tarafından resmen tespit edilmesinin ardından yürürlüğe gireceğini belirten Bakan Gürlek, adam öldürme, silahlı terör eylemleri ve örgüt yöneticiliği suçlarına karışanların kapsam dışında tutulacağını söyledi. Ekim ayında sosyal medya yasasının Meclis'e geleceğini de açıklayan Bakan Gürlek, dezenformasyonla mücadeleden internet haberciliğine yeni yasal çerçeveye, faili meçhul cinayetlerin yeniden soruşturulmasından yapay zekânın yargıda kullanımına kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.

Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından Iğdır'da düzenlenen 13. Dijital Medya Çalıştayı'nda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, hem "Terörsüz Türkiye" sürecine hem de Ekim ayında Meclis gündemine gelmesi planlanan sosyal medya düzenlemesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye ve Azerbaycan'dan 140'ın üzerinde gazetecinin katıldığı çalıştayda yapay zekâ, dijital habercilik, dezenformasyonla mücadele, telif hakları ve yerel medyanın geleceği ele alındı.

Gürlek, sosyal medya üzerinden yayılan dezenformasyonun ciddi bir sorun haline geldiğini belirterek Ekim ayında kapsamlı bir düzenlemenin Meclis'e sunulacağını açıkladı. Sosyal medya üzerinden hakaret, iftira, özel hayatın ihlali ve yalan haberlerin yaygınlaştığını ifade eden Bakan Gürlek, yeni düzenleme ile bu alanın daha etkin denetleneceğini söyledi.

İnternet haberciliğinde kurumsal sorumluluğun artırılacağını belirten Gürlek, her haber sitesinin açık künyesi, sorumlu yöneticisi ve ulaşılabilir bir irtibat bilgisinin bulunmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. 5651 sayılı Kanun'da da değişiklik yapılabileceğini belirten Gürlek, savcılıkların soruşturmalarda muhatap bulmakta zorlandığını, kayıt dışı yayın yapan internet sitelerinin önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi.

Yeni sosyal medya düzenlemesiyle hesap sahiplerinin kimlik bilgilerinin gerektiğinde yargı makamlarınca tespit edilebileceğini belirten Gürlek, bunun her paylaşım için değil, suç şüphesi bulunan dosyalarda mahkeme veya savcılık kararıyla uygulanacağını ifade etti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, internet gazeteciliğinin tek bir çatı altında toplanması gerektiğini belirterek mevcut yapının günün ihtiyaçlarını karşılamadığını söyledi. İnternet medyasına yönelik yeni bir yasal düzenlemenin kaçınılmaz hale geldiğini ifade eden Bakan Gürlek, Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği'nin hazırlayacağı çalışmalara Adalet Bakanlığı olarak teknik destek vermeye hazır olduklarını açıkladı.

Basın kuruluşlarının hukuki sorumluluğunun netleşmesinin hem meslek hem de kamu düzeni açısından önemli olduğunu belirten Gürlek, "Gerçek habercilik yapan ile sahte hesaplardan yayın yapanların ayrışması gerekiyor" dedi.

Konuşmasının önemli bölümünü "Terörsüz Türkiye" sürecine ayıran Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis gündemindeki düzenlemenin yalnızca terör örgütünün tamamen feshedilmesi ve silah bırakması halinde yürürlüğe gireceğini açıkladı.

Kanunun birinci maddesinin yürürlük şartını düzenlediğini belirten Gürlek, PKK, KCK ve tüm uzantılarının tamamen kendini feshetmesi, silahlarını teslim etmesi ve örgütün tasfiye edildiğinin Milli Güvenlik Kurulu tarafından resmen tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Bu şartlar gerçekleşmeden düzenlemenin yürürlüğe girmeyeceğini vurgulayan Gürlek, daha sonra kararın Resmî Gazete'de yayımlanarak uygulamaya alınacağını ifade etti.

Yasa kapsamında kimlerin yararlanabileceğine de açıklık getiren Gürlek, adam öldürme, silahlı saldırı, azmettirme, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar, örgüt yöneticileri ile bu suçlardan yargılanan kişilerin kesinlikle düzenlemeden faydalanamayacağını söyledi. Buna karşılık yalnızca örgüt propagandası yapmak gibi suçlardan hüküm giyen ancak silahlı eylemlere katılmamış kişilerin belirli şartlarla kanundan yararlanabileceğini belirtti.

Bu başvuruların otomatik kabul edilmeyeceğini ifade eden Gürlek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği temsilcilerinden oluşacak kurulun her dosyayı tek tek inceleyerek karar vereceğini söyledi.

Kamuoyunda en çok merak edilen sorulara da değinen Gürlek, hazırlanan 50 soruluk bilgilendirme kitapçığında bu konuların ayrıntılı şekilde cevaplandığını söyledi.

Abdullah Öcalan'ın düzenlemeden yararlanacağı yönündeki iddiaları reddeden Gürlek, adam öldürme, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, silahlı terör faaliyetleri ve örgüt yöneticiliği kapsamında bulunan kişilerin yasadan yararlanamayacağını vurguladı. Murat Karayılan gibi örgütün üst düzey isimlerinin de kapsam dışında olduğunu belirten Bakan Gürlek, "Asli kriterimiz silahlı eylem ve adam öldürme suçlarına karışmamış olmak" dedi.

Terörün Türkiye'ye ekonomik ve sosyal maliyetine dikkat çeken Gürlek, devletin hesaplamalarına göre bu maliyetin 2,3 trilyon dolara ulaştığını söyledi. Bu rakamın dahi gerçek maliyetin tamamını yansıtmadığını belirten Gürlek, terörün sona ermesiyle birlikte yatırım, istihdam, hukuk güvenliği, huzur ve kardeşlik ortamının güçleneceğini ifade etti.

Yapılan kamuoyu araştırmalarında vatandaşların yüzde 95'inin "Terörsüz Türkiye" sürecini desteklediğini aktaran Gürlek, düzenlemenin kamuoyuna doğru anlatılması konusunda basın kuruluşlarına önemli görev düştüğünü söyledi.

Faili meçhul cinayetlerle ilgili de açıklamalarda bulunan Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde 1990'lı yıllardan bugüne uzanan dosyaları yeniden incelemek üzere özel bir birim oluşturulduğunu açıkladı. Şu ana kadar 29 faili meçhul dosyada yeniden çalışma başlatıldığını belirten Gürlek, Gülistan Doku dosyasının da yakından takip edildiğini söyledi. Uğur Mumcu suikastına ilişkin de Güldal Mumcu ve Özgür Mumcu ile görüştüklerini aktaran Gürlek, zaman aşımına yaklaşan tüm dosyaların yeniden incelendiğini ifade etti.

"Bugünkü Türkiye eski Türkiye değildir" diyen Bakan Gürlek, eski Türkiye'de şahısların güçlü olduğunu şimdi ise devletin ve kurumların güçlü olduğunu, suçun failinin makamı veya unvanı ne olursa olsun adaletin gereğinin yapılacağını vurguladı.

Eski cinayet dosyalarının yıllar sonra aydınlatılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, geçmişte kullanılan teknik imkânlarla bugünkü teknolojinin aynı olmadığını vurguladı. Delillerin soruşturmalarda ilk 48 saat içinde toplanmasının büyük önem taşıdığını belirten Bakan Gürlek, aradan uzun yıllar geçtikten sonra DNA incelemeleri, gelişmiş kriminal analizler ve yeni teknolojik yöntemler sayesinde daha önce çözülemeyen birçok dosyanın yeniden ele alınabildiğini söyledi.

Her aydınlatılamayan dosyada dönemin kamu görevlilerine kusur yüklenemeyeceğini ifade eden Bakan Gürlek, "15 yıl önceki teknoloji ile bugünkü teknoloji aynı değil. O dönem yapılamayan birçok inceleme bugün gelişen imkânlarla yapılabiliyor. Ancak bir kamu görevlisinin görevini kasten yerine getirmediği tespit edilirse elbette bunun da hukuki karşılığı vardır ve gereği yapılır" dedi.

Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan özel ekibin zaman aşımına yaklaşan faili meçhul dosyaları yeniden incelemeye devam ettiğini belirterek, amaçlarının dosyaların üzerindeki sis perdesini kaldırmak ve adaletin gecikse de tecelli etmesini sağlamak olduğunu kaydetti.

Yargıda dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Gürlek, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü bünyesinde yapay zekâ altyapısı oluşturulduğunu açıkladı. Hakimlerin benzer dosyalarda verilen kararları daha hızlı değerlendirebilmesi ve vatandaşların adalete erişiminin kolaylaştırılması amacıyla UYAP tabanlı yapay zekâ uygulamalarının geliştirildiğini belirten Bakan Gürlek, projelerin yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Yapay zekânın sosyal medya hesaplarının tespiti veya haberlerin doğrulanmasına yönelik özel bir uygulamasının ise şu an için bulunmadığını ifade etti.

Eski cinayet dosyalarının yıllar sonra aydınlatılmasıyla ilgili soruları da yanıtlayan Gürlek, delillerin ilk 48 saat içinde toplanmasının soruşturmalar açısından hayati önem taşıdığını söyledi. Geçmiş yıllarda teknolojik imkânların sınırlı olduğunu belirten Bakan Gürlek, bugün DNA analizleri, baz istasyonu kayıtları ve gelişmiş kriminal yöntemlerle birçok dosyanın yeniden değerlendirilebildiğini ifade etti. Kamu görevlilerinin görevlerini kasıtlı olarak ihmal etmeleri halinde haklarında gerekli işlemlerin yapıldığını belirten Bakan Gürlek, ancak teknolojik yetersizlik veya delil eksikliği nedeniyle sonuç alınamayan dosyaların yeni imkânlarla yeniden incelendiğini söyledi.

Iğdır Valiliği himayesinde gerçekleştirilen programa Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz, çok sayıda siyasetçi ve basın mensubu katıldı.

Bu haberi paylaş
İlgili Haberler
Link kopyalandı!