İzmir
SON DAKİKA

Ahmet Denizolgun nasıl öldü? Kayıp telefon sır perdesini aralayacak!

Ahmet Denizolgun nasıl öldü? Kayıp telefon sır perdesini aralayacak! 12.09.2026 - 19:45 Son Güncelleme 12.09.2026 - 19:58 Kaynak CNN TÜRK Paylaş 2016'da çiftliğinde esrarengiz şekilde ölü bulunan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun…

İsam Akgül İsam Akgül
12 Eylül 2026 12 Eylül 15 okuma — dk okuma
Ahmet Denizolgun nasıl öldü? Kayıp telefon sır perdesini aralayacak!
Ahmet Denizolgun nasıl öldü? Kayıp telefon sır perdesini aralayacak!

Ahmet Denizolgun nasıl öldü? Kayıp telefon sır perdesini aralayacak! 12.09.2026 - 19:45 Son Güncelleme 12.09.2026 - 19:58 Kaynak CNN TÜRK Paylaş 2016'da çiftliğinde esrarengiz şekilde ölü bulunan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun soruşturmasında sır perdesini kayıp cep telefonu aralayacak. Soruşturmayı yürüten savcılık, Arif Ahmet Denizolgun'a ait kayıp cep telefonunun izini sürüyor. Soruşturmaya dair özel bilgileri CNN TÜRK Muhabiri Merve Tokaz anlattı. Reklam Reklam Reklam Reklam Faili Meçhul Suçluları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından, 2016 yılında hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümündeki sır perdesi aralanmaya çalışılıyor. Şüpheler, Arif Ahmet Denizolgun'un cemaat içerisindeki birtakım hırsların kurbanı olmuş olabileceği yönünde odaklanıyor. Denizolgun'un; Alihan Kuriş ve beraberindeki isimler tarafından planlı ve kurgulu bir şekilde öldürülmüş olabileceği ihtimali değerlendiriliyor. Buna ilişkin soruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı çok ciddi tespitlerde bulundu.

Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünde bir FETÖ parmağı ya da izi olup olmadığı sorusu üzerine yürütülen incelemelerde kritik detaylara ulaşıldı.

Soruşturma kapsamında ifade veren beş tanığın tamamı, FETÖ izine dair önemli bilgiler paylaştı. Tanıklardan birinin ifadesi son derece kritik. Tanık beyanında şu ifadeleri kullanıyor:

Aralık 2013'te, yani Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünden 3 yıl önce Sakarya'da bir araya geldik. Yapılan sohbette Ahmet Denizolgun, 'Fetullah Gülen'den mektup geldi; ilerleyen süreçte birlikte hareket edelim diyor. Ancak ben hayır dedim, biz devletimizin yanında dururuz' şeklinde yanıt verdiğini söyledi.

Yani FETÖ elebaşı, 17-25 Aralık sürecini kastederek Arif Ahmet Denizolgun'a ölümünden kısa bir süre önce mektup gönderip "Birlikte hareket edelim" teklifinde bulunuyor. Ancak bu teklif Denizolgun tarafından "Biz devletimizin yanındayız" denilerek reddediliyor. Bu olaydan 3 sene sonra, 2016'da Denizolgun esrarengiz bir şekilde çiftliğinde hayatını kaybediyor. Dolayısıyla bu beyan son derece kritik bir nitelik taşıyor.

Bir diğer tanık ise Alihan Kuriş'in ciddi hırsları olduğunu ifade ediyor. Cemaat içerisinde bu konunun konuşulduğunu; hatta Denizolgun'un ölümünden kısa süre önce Alihan Kuriş'in cemaatin başına geçme hırsını fark ederek onu birtakım süreçlerin dışında tutacak adımlar attığını belirtiyor.

Başka bir tanık ise doğrudan şu çarpıcı ifadeleri kullanıyor:

Açık bir şekilde Arif Bey'in öldürülmesinin planlandığını düşünüyorum. Arif Ahmet'in ölümünden önceki 5 yıl boyunca teşkilatla ilgili her şeyi araştırdım. Öldükten sonra neden 36 saat sonra haber verildiğinin yanıtı, bu ölümün planlı bir şekilde gerçekleşmesinden kaynaklıdır.

Soruşturmada öne çıkan en önemli detaylardan biri de bu kayıp zaman dilimi. Arif Ahmet Denizolgun, 06.09.2016 saat 15.00'te çiftliğe geliyor. Saat 17.00'de atına binip konutuna geçiyor ve seyisi Rıfat Kadirov tarafından son kez görülüyor. Ancak ölümü bir gün sonra, 07.09.2016 tarihi saat 19.30 ile 20.00 aralığında fark ediliyor. 06.09 saat 15.00'ten 07.09 saat 19.30'a kadar geçen sürede Denizolgun ortada yok ve kimse kendisine neden ulaşılamadığını sorgulamıyor. Başsavcılık, bu durumun da bilinçli olarak yapılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosya kapsamında Alihan Kuriş hâlihazırda tutuklu bulunuyor. Dosyaya yansıyan boyutlarda; Denizolgun'un, Alihan Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş tarafından cemaatin başına geçmek amacıyla bilinçli olarak ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı araştırılıyor. Tanıklar, Alihan Kuriş'in doğrudan FETÖ tarafından yönetildiğini ve FETÖ ile yoğun bağlantısı olduğunu beyan ediyor.

Şu anda telefondan sinyal alınamıyor ancak cihazın Kuriş ailesi üyelerinden birinde olabileceği değerlendiriliyor. Telefonun bulunması ve içerisindeki verilerin incelenmesi ölümün arkasındaki sır perdesini aralayabilir.

Soruşturma derinleştirilerek sürdürülüyor. Sadece Denizolgun'un değil; Alihan Kuriş, Gülderen Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş'in de ölümden önceki bir ay, ölüm günü ve sonrasına ait telefon trafiği HTS kayıtları marifetiyle geriye dönük inceleniyor.

Elde edilen tanık beyanları ve deliller, olayın şüpheli bir ölümden ziyade planlı bir cinayet olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Bu haberi paylaş
İlgili Haberler
Link kopyalandı!