Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güvenlik, barış ve istikrar için Ada'da bulunmaya ve kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) meşru çıkarlarını her koşulda desteklemeye devam edecektir." dedi.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakan Güler ve beraberindeki Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesi ile KKTC'deki 14'üncü Zırhlı Tugay Komutanlığında incelemelerde bulundu.
Mehmetçik ile bir araya gelen Güler, yaptığı konuşmada, içinde bulunulan kritik jeopolitik süreçte ülkenin bekası ile milletin güvenliği ve huzuru için İstiklal Harbi'nden bu yana en kapsamlı ve etkin faaliyetleri icra ettiklerini belirtti.
Bakan Güler, kahraman Türk ordusunun, ülkenin güvenliğinin sağlanmasından hudutların korunmasına, mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatlerin muhafazasından uluslararası barış ve istikrara sağladığı katkılara kadar üstlendiği tüm görevleri büyük bir aşkla ve azimle yerine getirdiğini ifade etti.
Yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede büyük başarılar elde edildiğine dikkati çeken Güler, şunları söyledi:
Geldiğimiz noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde Terörsüz Türkiye hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. İcra ettiğimiz görevler kapsamında Kıbrıslı soydaşlarımızın güvenliği ve huzuru da bizler için her zaman önceliklidir. Yarım asır önce Kıbrıs Türkünün maruz kaldığı zulüm ve baskılar karşısında kahraman ordumuzun büyük bir başarıyla icra ettiği Kıbrıs Barış Harekatı en başta soydaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlarken, aynı zamanda Ada'nın tamamında barışın, ekonomik gelişmenin ve istikrarın tesis edilmesine de imkan tanımıştır. Bugün 50 yılı aşkın süredir Ada'da devam eden güvenlik, istikrar ve huzur ortamı da bunun en açık ispatıdır.
Bakan Güler, 14'üncü Zırhlı Tugay Komutanlığının, Barış Harekatı'nda kahramanca mücadele sergilediğini ve 11 şehit verdiğini anımsatarak, Komutanlığın, Ada'daki diğer unsurlarla birlikte Kıbrıs Türk halkının güvencesi durumunda olduğunu kaydetti.
Mehmetçik'in burada tarihi bir vazife icra ettiğini kaydeden Güler, "Yarım asır önce soydaşlarımızın yaşadığı mezalimlere ve acılara nasıl sessiz kalmadıysak bugün de aynı anlayışla Kıbrıs Türkü'nün haklarını koruma azim ve kararlılığına sahibiz." dedi.
"KIBRIS MESELESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR, HİÇBİR DEĞER İFADE ETMEMEKTE"
Kıbrıs'ta tamamen uluslararası meşruiyeti haiz olarak bulunan Türkiye'nin varlığını sorgulayan zihniyete, ülkenin garantör devlet olma vasfını ve bölgeyle olan tarihi bağlarını daima hatırlattıklarını vurgulayan Güler, şunları kaydetti:
"Son dönemde Kıbrıs meselesine tarihi gerçeklerden uzak, siyasi saiklerle yaklaşan ve çeşitli lobilerin etkisi altında hareket eden bazı çevrelerin açıklamaları bizim açımızdan hiçbir değer ifade etmemektedir. Zira Kıbrıs Türk halkının yıllarca maruz kaldığı mezalimleri görmezden gelerek kahraman ordumuzun Garantörlük Antlaşması'ndan doğan meşru hak ve yükümlülükleri çerçevesinde icra ettiği Barış Harekatı'nı sorgulamaya kalkışmak tarihi hakikatleri çarpıtmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Bugün farklı coğrafyalarda yaşanan insanlık dramları karşısında sessiz kalanların, Kıbrıs konusunda adalet ve hukuk adına söz söylemeye çalışmaları ise uluslararası vicdan bakımından da ciddi bir tutarsızlıktır. Hiç kimse Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkünün meşru haklarını tartışmaya açarak bir sonuç elde edebileceğini düşünmemelidir."
Gündemlerinin günübirlik siyasi değerlendirmeler değil, uluslararası hukuk, tarihi gerçekler ve Kıbrıs Türk halkının meşru hakları olduğunun altını çizen Güler, "Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güvenlik, barış ve istikrar için Ada'da bulunmaya ve kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin meşru çıkarlarını her koşulda desteklemeye devam edecektir." ifadesini kullandı.
Bakan Güler, Kıbrıs Türk halkının var oluş mücadelesinin lideri Dr. Fazıl Küçük'ü, kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı, aziz şehitler ile Kıbrıslı mücahit ve mücahideleri ve ebediyete irtihal eden kahraman gazileri rahmet ve minnetle yad etti.