Türkiye'nin günlerdir mucizevi bir haber beklediği 11 aylık Büşra bebekten tam 53 gündür tek bir iz yok. Sivas'ın Divriği ilçesinde ailesiyle kaldığı çadırda bir gece yarısı aniden ortadan kaybolan küçük kızın akıbeti, gün yüzüne çıkan yalanlar ve peş peşe değişen ifadelerle giderek daha karanlık bir hal alıyor.
İlk ihbarda "kaçırıldı" denilen, ardından dağlık alanda kıyafetleri bulunan Büşra bebek için umutlar tükenirken; devlet korumasına alınan kardeşlerin anlattığı şiddet dolu o gece tüm okları ailenin üzerine çevirdi. Geçmişteki akılalmaz şiddet olaylarının da dosyaya girmesiyle birlikte herkes aynı soruyu soruyor: O gece o çadırda aslında ne yaşandı?
Sivas'ın Divriği ilçesi Göndüren köyü İncidere Yaylası'na mevsimlik besicilik için Diyarbakır'dan gelen Balıkçı ailesinin 11 aylık bebeği Büşra'yı arama çalışmaları jandarma ve AFAD ekiplerince sürdürülürken, aradan geçen 53 güne rağmen hiçbir ize rastlanılamadı. Soruşturma derinleştikçe ortaya çıkan iddialar ise kan dondurdu.
Ailenin 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak bebeklerinin çadırda uyurken kaybolduğunu ihbar etmesi üzerine başlatılan soruşturma kısa sürede genişletildi. Aile bireylerinin gözaltına alınması ve çelişkili ifadeleri sonrası anne Elif Balıkçı (27) ve baba Yusuf Balıkçı (41) "çocuk altsoyu kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Ayrıca suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile suçluyu kayırma suçlarından görümce Rahime Budak, yeğen Özcan Budak, amca Mehmet Resul Balıkçı ve akraba Mihtad Balıkçı da tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturmanın en dikkat çeken noktalarından biri anne Elif Balıkçı'nın aşama aşama değiştirdiği ifadeler oldu. İlk olarak bebeğinin kaybolduğunu söyleyen anne, jandarmadaki ikinci ifadesinde eşinin borçları nedeniyle bebeği beyaz bir araçla gelen kişilere para karşılığı sattığını öne sürdü. Savcılık aşamasında ise ifadesini bir kez daha değiştirerek, "Kızım Büşra'yı kocam öldürdü, cenazesini taşlık araziye bıraktı" iddiasında bulundu. Baba Yusuf Balıkçı ise eşinin kendisine iftira attığını savundu.
Çiftin devlet koruması altına alınarak Sivas 4 Eylül Çocuk Evi'ne yerleştirilen diğer 4 çocuğunun, uzman pedagoglar ve sosyologlar eşliğinde yeniden ifadesi alındı. Çocukların anlatımlarına göre; olay günü baba Yusuf Balıkçı, Büşra bebeği kucağında olan anne Elif Balıkçı'ya şiddet uyguladı. Babanın sert darbeleriyle anne, kucağındaki bebekle birlikte yere düşerek baygınlık geçirdi. Bu sırada ağır darbe alan Büşra bebeğin yaşamını yitirdiği ve cesedinin yabani hayvanların sıkça görüldüğü açık araziye bırakılmış olabileceği öne sürüldü.
Soruşturma derinleştikçe baba Yusuf Balıkçı hakkında ürpertici detaylar da gün yüzüne çıktı. Diyarbakır'da yapılan incelemelerde, babanın geçmişte eşine ve çocuklarına sık sık şiddet uyguladığı, hatta başka bir çocuğunu 2'nci katın balkonundan attığı iddia edildi.
Korumaya alınan çocukların ilk ifadelerinde geçen, "Babamızın borcu vardı. O gece çadıra gelen mavi kazaklı Mehmet isimli kişi Büşra'yı battaniyeye sarıp Diyarbakır'a götürmek üzere aldı" beyanı üzerine Mehmet K. gözaltına alınmıştı. Ancak çocukların fotoğraftan teşhis ettiği şüphelinin HTS incelemelerinde olay zamanı bölgede olduğuna dair bir konum bilgisi veya irtibat bulunamayınca, Mehmet K. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Aramalar sırasında çadırdan yaklaşık 2-3 kilometre uzaklıktaki taşlık alanda Büşra bebeğe ait olduğu değerlendirilen tişört, zıbın ve bebek bezi bulundu. İlk incelemelerde vahşi hayvan saldırısına işaret eden bariz bir yırtık ya da kan izine rastlanmazken, eşyalar mikroskobik biyolojik bulguların tespiti için Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Köyün çevresinde 53 personel, 8 araç, komando timleri, AFAD ve UMKE ekipleri tarafından iz takip ve kadavra köpekleriyle birlikte aralıksız sürdürülen çalışmalar sonuç vermedi. Yapay zeka destekli İHA'ların da kullanıldığı zorlu arazi taramaları devam ediyor.