AA İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İngiltere ve Fransa dahil 12 ülkenin işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklayacağını duyurmasının ardından, İngiltere'ye yaptırım uygulayacaklarını kaydetti.
Saar, ticari yaptırımlara yanıt olarak İngiltere'nin işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapatma kararı aldıklarını açıkladı.
Konsolosluğun kapatılması kararının yanı sıra, Kiryat Gat'taki Gazze'de ateşkesin denetlenmesi için oluşturulan Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nden İngiltere temsilcilerinin çıkarılacağını kaydeden Saar, İngiltere'nin işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin Yönetimi'ne ait güçlerin eğitimine yönelik faaliyetlerini de durdurma kararı aldıklarını duyurdu.
Saar, "İsrail karşıtı faaliyetlere karıştıkları" gerekçesiyle büyük çoğunluğu milletvekili olan İngiliz vatandaşı 12 kişinin İsrail'e girişini yasaklayacaklarını kaydetti.
İNGİLTERE VE FRANSA DAHİL 12 ÜLKEDEN İSRAİL'E TİCARET YASAĞI
İngiltere, Fransa, İspanya ve Kanada dahil 12 ülke, işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklayacaklarını bildirdi.
Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak yazılı açıklamayla işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklayacaklarını duyurdu.
Açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'daki eylemleriyle iki devletli çözümü baltalayan adımlar attığı belirtilirken, durumun her geçen gün daha da kötü hale geldiği kaydedildi.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin sebep olduğu şiddet olaylarına işaret edilen açıklamada, iki devletli çözüm fikrinin korunması gerektiği vurgulandı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband da İngiltere Parlamentosu'nda yaptığı açıklamada, işgal altındaki Filistin topraklarından İngiltere'ye gelen malların ithalatının yasaklanacağını açıkladı.
Kendisinin de bir Yahudi olduğunu ve Tel Aviv'de yaşadığı çocukluk günlerini özlemle andığını kaydeden Miliband, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten sonra kendisini savunma hakkını kullandığını savundu.
İran'ın İsrail'i ve Yahudileri tehdit etmeyi sürdürdüğünü öne süren Miliband, İranlı kurum ve kişiler ile İran'ın etkisindeki gruplara yaptırımlar uygulandığını kaydetti.
Miliband, İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini savunarak, İran'ın nükleer konusundaki ihlallerini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyacaklarının altını çizdi.
İran ve Hizbullah'a yönelik yeni yaptırımlar açıklayan Miliband, "Bu tehditlerle mücadele, İsrail'le ortak ulusal güvenlik sorunlarımızdır. Bunlarla mücadelede işbirliğini sürdüreceğiz." dedi.
Miliband, İngiltere'de ve dünyada Yahudilerin korku içinde olduğunu, çocukların okullara korku içinde gittiğini savunarak, "Yahudi olmakla gurur duyuyorum. İsrail'e desteğim sarsılmazdır ancak bu durum, Filistin Devleti'ne desteğimle çelişmiyor." diye konuştu.
İki devletli çözümün hem Filistinliler hem de İsrailliler için tek yol olduğunun altını çizen Miliband, Gazze'de yaşananların ise "dünyanın ve İngiltere'nin vicdanından silinmeyecek bir leke" olduğunu söyledi.
Miliband, İsrail'in Batı Şeria'daki eylemlerinin "Filistin Devleti" fikrini yok etmeyi hedeflediğini de vurgulayarak, "İşçi Partisi hükümetinin tarihi bir adım atarak Filistin Devleti'ni tanımasından gurur duyuyoruz ancak İşçi Partisi yaşananlar karşısında hala yeterli adımları atmadı." ifadelerini kullandı.
"İNGİLTERE YAPTIRIMLARININ TÜM GÜCÜYLE KARŞI KARŞIYA KALACAKSINIZ"
Yaşananları kınamak dışında somut adımlar atacaklarını da kaydeden Miliband, bugün 770 bin İsraillinin işgal altındaki Filistin topraklarında inşa edilen yasa dışı yerleşim yerlerinde yaşadığını kaydetti.
İsrail devletinin ve Filistin topraklarını gasbetmek isteyen İsraillilerin saldırıları sonucunda yaklaşık 4 bin Filistinlinin kısa sürede yerlerinden edildiğini anlatan Miliband, İngiltere'nin uzun süredir işgal altındaki Filistin topraklarına inşa edilen yasa dışı yerleşim yerlerini kınadığını ancak bu işgalin yasa dışılığını tamamen sorgulamadığını da vurguladı.
"Bugün, İngiltere hükümetinin resmi görüşünün, İsrail'in (Filistin topraklarındaki) işgalinin, kontrolü kalıcı hale getirmesi, egemenliğini kalıcı olarak genişletme niyeti taşıması ve yasa dışı yerleşimler yoluyla izlediği yayılmacı politika nedeniyle hukuka aykırı olduğu yönünde olduğunu açıklıyorum. Hükümet, işgalin hukuka aykırı olmasının işgal altındaki topraklarla kurmayı tercih ettiğimiz ekonomik ilişkilerde de karşılık bulması gerektiğine inanmaktadır. İngiliz halkının, iş yerlerimiz ve süpermarketlerimizde yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünleri kabul ederek işgali desteklememizi istediğine inanmıyorum. Bu nedenle bugün, işgal altındaki topraklardaki yasa dışı yerleşimlerden gelen malların ithalatını yasaklayacağımızı açıklıyorum."
Miliband, kapsamlı bir yaptırım rejimi ortaya koyacaklarını da belirterek, "Yerleşimlerin genişletilmesine yönelik inşaat, altyapı, finansman veya gayrimenkul gibi hizmetler sağlayan belirli şirketler ve kişilere karşı da harekete geçeceğiz. Bu nedenle yasa dışı yerleşimleri finanse eden veya bunların kurulmasını ya da genişlemesini kolaylaştıranlara şunu söylüyorum: İngiltere yaptırımlarının tüm gücüyle karşı karşıya kalacaksınız." ifadelerini kullandı.
Gasbedilen Filistin topraklarında inşa edilecek yerleşim yerlerinin yasa dışı olduğunu yineleyen Miliband, bu yerlerin tanıtımının İngiltere'de teşvik edilmemesi gerektiğini söyledi.