Sosyal medya platformlarında algoritma tehdidi kendisini her geçen gün daha çok hissettiriyor. Sadece iletişim ve reklam alışkanlıkları değil kullanıcıların karşısına çıkarılacak içerikler de algoritmalarla belirleniyor. Uzmanlara göre aldığımız kararlarda algoritmaların rolü büyük.
Sosyal medya kullanıcıları ise algoritmaların davranışları ve tercihleri ne kadar yakından takip ettiğine dikkat çekiyor. AHaber mikrofonlarına konuşan vatandaşlar yaşadıkları durumu, "Bir konuşma yapıyorum, hemen karşıma onun reklamı geliyor. Hiç hoşnut değilim. " sözleriyle anlattı.
Dijital dünyada "tekno-oligarşi" tartışması! Algoritmalar hayatımızı mı yönetiyor? | Video
Vatandaşlar, algoritmaların kendilerini rahatsız ettiğini belirterek, "Düşündüğümde bile alacağım ürünü karşıma çıkarıyor. Konuştuğumuz şey dakikasında karşımıza çıkıyor" dedi. Kullanıcıların karşısına çıkan içeriklerin zamanla tercihleri de etkileyebildiği belirtiliyor. Özellikle popüler kültürün etkisiyle belirli ürün ve hizmetlerin sürekli görünür hale gelmesi, tüketicide o ürüne ihtiyaç duyduğu algısını oluşturabiliyor.
Algoritmalar artık hayatın hemen her alanında kendisini gösteriyor. Ne izleyeceğimizden hangi ürünü satın alacağımıza kadar pek çok karar, dijital platformların sunduğu içeriklerden etkilenebiliyor.
Bilişim Uzmanı Avukat Raci Çetin Yüksekbaş, platformların kullanıcı davranışlarına ilişkin çok sayıda veriyi topladığını belirtiyor.
Beğenilen video ve içeriklerle bizlerin adeta dijital kimliğini ve dijital ikizini oluşturuyorlar. Bu şekilde; bize dahil pekçok bilgiyi öğrenebiliyorlar. Marka ve reklamverenler, ürün ve hizmetlerinin satışını en üst noktaya çıkarmak adına algoritmaları daha fazla giderek kullanmaktadır. Ürünü ve hizmeti sunan kişiler, kendi ürünlerini ve hizmetlerini sosyal medyada görünür kılarak kendi taleplerini yaratmaya ve arz faaliyetinde bulunmaya çalışmaktadırlar. Bunda da başarılı oluyorlar. Bu şirketler bir noktada öyle bir hale geliyor ki; kullandığımız bütün teknolojik altyapı ve sosyal medya siteleri bu şirketlere ait oluyor.
KULLANICI TÜKETİYOR, PLATFORM VERİ TOPLUYOR, MARKA REKLAM VERİYOR
Ortaya çıkan tablo ise dikkat çekici bir döngüyü ortaya koyuyor: Kullanıcı içeriği tüketiyor, platform kullanıcı davranışlarından veri topluyor, marka ve reklamveren ise bu verilerle şekillenen sistem üzerinden tüketiciye ulaşmaya çalışıyor.
Teknoloji şirketlerinin sosyal medya platformlarından reklam sistemlerine, içerik dağıtımından kullanılan teknolojik altyapılara kadar hayatın birçok alanında giderek daha fazla söz sahibi olması, "tekno-oligarşi" tartışmasını da beraberinde getiriyor.
Bu yapı, markaların tüketiciye ulaşmak için platformların algoritmalarına daha fazla bağımlı hale gelmesine neden oluyor. Böylece yalnızca kullanıcıların gördüğü içerikler değil, markaların tüketiciye ulaşma biçimi de algoritmaların belirlediği sisteme giderek daha fazla bağlanıyor.