Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Murat Yüzüak, "Nefes darlığı, kalp ve akciğer hastalıklarının önemli belirtilerinden biri olarak ortaya çıkabiliyor. Şikâyetin ne zaman başladığı, eforla ilişkisi, hangi pozisyonda arttığı ve beraberinde görülen diğer belirtiler, sorunun kaynağının belirlenmesinde önemli ipuçları veriyor" dedi ve ekledi:
"Nefes darlığı şikâyetiyle sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda kalp ve akciğer kaynaklı sorunların ayırt edilmesi için hastanın öyküsü, muayene bulguları ve gerekli tetkiklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir"
Kalp hastalıklarına, özellikle kalp yetmezliğine bağlı nefes darlığında hastanın yatış pozisyonunun önemli bir ipucu olabileceğini belirten Yüzüak, bazı hastaların düz şekilde yatmakta zorlanabildiğini söyledi. Yüzüak, "Kalp yetmezliğinde ortopne dediğimiz, düz yatınca nefes darlığının artması ve hastanın oturur veya yarı oturur pozisyona geçtiğinde rahatlaması oldukça tipik bir bulgudur. Ancak bu bulgu tek başına nefes darlığının kalp kaynaklı olduğunu göstermez. Akciğer hastalıklarında ise nefes darlığının pozisyonla ilişkisi hastalığın türüne ve hastanın klinik durumuna göre değişebilir. Bu nedenle hastanın şikâyetinin nasıl başladığı ve hangi durumlarda arttığı bizim için önemlidir" ifadelerini kullandı.
BU DETAYA DİKKAT! Nefes darlığı yaşayan hastalarda akciğer grafisinin önemli bilgiler sunduğunu dile getiren Yüzüak, grafide kalp büyüklüğünün yanı sıra zatürre, akciğerde kitle, plevral sıvı, pnömotoraks ve KOAH ile uyumlu bazı değişiklikler gibi nefes darlığına yol açabilecek durumların değerlendirilebildiğini belirtti. Kan gazı ölçümünün özellikle solunum yetmezliği düşünülen hastalarda önemli bilgiler verdiğini kaydeden Yüzüak, göğüs hastalıkları açısından hastanın klinik durumuna göre solunum fonksiyon testleri, akciğer grafisi, kan gazı ve gerektiğinde ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını söyledi. Yüzüak, "Hastanın öyküsü ve muayene bulgularıyla birlikte solunum fonksiyon testleri ve diğer tetkikleri değerlendirdiğimizde KOAH ve astım gibi solunum sistemi hastalıkları açısından önemli bilgiler elde ediyoruz. Ancak nefes darlığının her zaman akciğer kaynaklı olmadığını unutmamak gerekiyor. Solunum sistemiyle açıklayamadığımız durumlarda kalp hastalıkları ve diğer nedenleri araştırıyor, gerektiğinde kardiyoloji ve ilgili diğer branşlardan destek istiyoruz" şeklinde konuştu.
"KANSIZLIK DA NEFES DARLIĞININ SEBEBİ OLABİLİR" Her nefes darlığının kalp veya akciğer hastalığı anlamına gelmediğine dikkat çeken Uzm. Dr. Murat Yüzüak, farklı sistemik hastalıkların da benzer şikâyetlere yol açabileceğini söyledi. Özellikle ciddi kansızlığın nefes darlığına neden olabileceğine işaret eden Yüzüak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bazen nefes darlığı kalp veya akciğer kaynaklı olmayabilir. Örneğin ciddi anemi, bazı metabolik ve hormonal hastalıklar ya da kişinin genel kondisyonuyla ilişkili durumlar da nefes darlığına yol açabilir. Bu nedenle hastayı yalnızca kalp ve akciğer açısından değil, gerektiğinde daha geniş bir çerçevede değerlendirmek gerekir."
Nefes darlığının bazı durumlarda acil müdahale gerektiren ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabileceğini vurgulayan Yüzüak, özellikle ani başlayan veya hızla şiddetlenen nefes darlığının önemsenmesi gerektiğini belirtti. Yüzüak, "Nefes darlığı aniden başladıysa veya giderek ağırlaşıyorsa; beraberinde göğüs ağrısı, bayılma, morarma, kanlı balgam ya da belirgin oksijen düşüklüğü varsa vakit kaybetmeden acil sağlık değerlendirmesi yapılmalıdır. Çünkü bu tablo kalp krizi, pulmoner emboli, pnömotoraks veya ciddi solunum yetmezliği gibi acil durumlarla ilişkili olabilir" diye belirtti.