Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni'nde yaptığı konuşmada, gelecek yılın bütçe önceliklerini ve ekonomiye ilişkin hedeflerini paylaştı. Enflasyonla mücadele, ekonomik büyüme, istihdam, ihracat ve kentsel dönüşüm başlıklarının öne çıktığı bütçenin, makroekonomik istikrarı koruyacak ve yatırımları destekleyecek şekilde hazırlandığını belirten Yılmaz, bütçe teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunulmaya hazır olduğunu bildirdi.
2027 yılı bütçesinde en yüksek vergi geliri kalemi 5 trilyon 681 milyar TL ile katma değer vergisi (KDV) oldu. Gelir vergisinden 5 trilyon 533 milyar TL, özel tüketim vergisinden 3 trilyon 284 milyar TL, kurumlar vergisinden ise 2 trilyon 223 milyar TL gelir elde edilmesi öngörülüyor.
Diğer vergi gelirlerinin 3 trilyon 184 milyar TL, vergi dışı gelirlerin ise 3 trilyon 502 milyar TL olması bekleniyor.
Bütçe giderlerinde en büyük kalemi 10 trilyon 240 milyar TL ile cari transferler oluşturuyor. Personel giderleri için 7 trilyon 117 milyar TL, faiz giderleri için 3 trilyon 975 milyar TL, mal ve hizmet alımları için de 2 trilyon 184 milyar TL ödenek ayrılması planlanıyor.
Eğitimin öncelikli politika alanlarından biri olmaya devam edeceğini belirten Yılmaz, 2027 bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar TL kaynak ayrılacağını açıkladı. Yükseköğretim kurumlarının bütçelerinin ise 872 milyar TL'ye yükseltilmesi öngörülüyor.
Yükseköğretim harcamaları da dahil edildiğinde toplam eğitim bütçesinin 3 trilyon 747 milyar TL'ye ulaşması bekleniyor. Bu tutarın merkezi yönetim bütçesinin yüzde 13,7'sine karşılık geldiği bildirildi.
Sağlık alanında ise merkezi yönetim bütçesinden 2 trilyon 134 milyar TL ayrılması planlanıyor. Sağlık Bakanlığı, yükseköğretim kurumları ve Sosyal Güvenlik Kurumu harcamaları dahil edildiğinde sağlık için ayrılan toplam kaynağın 4 trilyon 532 milyar TL'ye ulaşması öngörülüyor.
2027 bütçesinde sosyal yardım ve destekler için 1 trilyon 341 milyar TL kaynak ayrılması planlanıyor. Bu tutar, merkezi yönetim bütçesinin yüzde 4,9'una karşılık geliyor.
Sosyal konut finansmanının desteklenmesi için yüzde 150 artışla 250 milyar TL ödenek öngörülüyor. Ödeme gücü bulunmayan vatandaşların sağlık primleri için 186 milyar TL, yaşlı ve engelli aylıkları için 132 milyar TL, engellilere yönelik evde bakım desteği için 109 milyar TL ve engelli vatandaşların eğitim desteği için 90 milyar TL ayrılması planlanıyor.
Doğum yardımı ödemeleri için 84 milyar TL, ekonomik yoksunluk içindeki çocuklara yönelik sosyal ve ekonomik destekler için ise 29 milyar TL kaynak öngörülüyor.
Vatandaşların elektrik ve doğal gaz faturalarını desteklemek amacıyla enerji sübvansiyonlarına ayrılan kaynak da artırılıyor. Yılmaz, 2027 bütçesinde bu amaçla yüzde 62 artışla 605 milyar TL ayrılacağını açıkladı.
Enerji sübvansiyonlarının bütçe açığının GSYH'ye oranına 0,5 puanlık katkıda bulunduğunu belirten Yılmaz, asgari ücret tutarına kadar olan ücretlerin vergi dışı tutulması uygulamasının da çalışanların gelirlerine katkı sağladığını ifade etti.
Bu uygulama kapsamında çalışanların gelirlerine 2027 yılında 1 trilyon 460 milyar TL katkı sağlanması bekleniyor. Enerji destekleri ve ücret istisnaları da dahil edildiğinde sosyal harcamalara ayrılan toplam kaynağın 3 trilyon 406 milyar TL'ye ulaşacağı bildirildi.
Tarımı stratejik sektör olarak değerlendirdiklerini belirten Yılmaz, 2027 bütçesinde tarım için toplam 1 trilyon 305 milyar TL kaynak ayrılacağını açıkladı.
Bu kapsamda tarım sektörü vergi harcamaları için 342 milyar TL, tarımsal kredi desteği için 325 milyar TL, yatırım ödenekleri için 268 milyar TL ve tarımsal destek programları için 235 milyar TL öngörülüyor.
Tarımsal kamu iktisadi teşebbüslerinin finansmanı, müdahale alımları ve ihracat destekleri için de 135 milyar TL ayrılması planlanıyor.
Çiftçilerin mazot maliyetinin yüzde 50'sinin, gübre maliyetinin ise yüzde 25'inin karşılandığını belirten Yılmaz, tarımsal kredilerde faiz giderlerinin ortalama yüzde 70'inin Hazine tarafından üstlenildiğini kaydetti.
Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisinin sürdürüleceğini belirten Yılmaz, tarımsal kredi sübvansiyonları hariç reel sektör destekleri için 658 milyar TL ödenek ayrılacağını bildirdi.
Bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu işveren prim desteği ödemelerine 351 milyar TL, esnaf kredisi sübvansiyonlarına 92 milyar TL, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının teşvik ödemelerine 73 milyar TL ve ihracat desteklerine 65 milyar TL kaynak ayrılması planlanıyor.
Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla da 2027 bütçesinde 769 milyar TL ödenek öngörülüyor.
Savunma sanayisinde dışa bağımlılığın azaltılmasının hedeflendiğini belirten Yılmaz, Milli Savunma Bakanlığı bütçesinde silah, mühimmat, silah sistemleri ve diğer savunma araçlarının alımına yönelik ödeneklerin yüzde 229 artırıldığını açıkladı.
Diğer savunma harcamalarıyla birlikte savunma için 2 trilyon 206 milyar TL, iç güvenlik için 1 trilyon 248 milyar TL kaynak ayrılması planlanıyor. Böylece savunma ve güvenlik sektörüne ayrılacak toplam kaynak 3 trilyon 454 milyar TL'ye ulaşacak.
Belediyeler ve il özel idarelerine ayrılan toplam kaynağın ise 2 trilyon 384 milyar TL'ye çıkarılması öngörülüyor. Bu tutarın bütçe içindeki payının 2002'deki yüzde 4 seviyesinden 2027'de yüzde 8,7'ye yükselmesi bekleniyor.
2027 bütçesinde yatırımlara ayrılan kaynağın 2 trilyon 849 milyar TL'ye çıkarılması planlanıyor. Bu tutar, toplam bütçenin yüzde 10,4'üne karşılık geliyor.
Yılmaz, sulama projelerinden demiryollarına, deniz yolu yatırımlarından enerji arama faaliyetlerine ve madencilik projelerine kadar birçok alanda yatırımların sürdürüleceğini belirtti.
2027 yılı bütçe teklifine ilişkin daha ayrıntılı bilgilerin ise gelecek hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılacak sunumda paylaşılacağını bildirdi.
2027 yılı bütçesinde kentsel dönüşüm için ayrılan kaynağın önemli ölçüde artırılacağını açıklayan Yılmaz, ödeneğin yüzde 176 artırılarak 276 milyar TL'ye çıkarılacağını söyledi.
Dar gelirli vatandaşlar, engelliler ve yeni evlenecek gençlere yönelik sosyal konut çalışmalarının hızlandırılacağını belirten Yılmaz, barınma maliyetlerini azaltmaya yönelik politikaların sürdürüleceğini ifade etti.
Kira artışlarını sınırlandırmak amacıyla sosyal konut ve kiralık sosyal konut imkânlarının yaygınlaştırılmasının da öncelikler arasında bulunduğunu kaydeden Yılmaz, bu alandaki çalışmalara gelecek dönemde de ağırlık verileceğini bildirdi.
Türkiye ekonomisinin küresel finansal koşullardaki sıkılaşma, dış talepteki zayıflama ve maliyet baskılarına rağmen büyümesini sürdürdüğünü belirten Yılmaz, 2027 yılında ekonomik büyümenin hızlanmasını beklediklerini söyledi.
Yılmaz, küresel ekonomik görünümde öngörülen iyileşme ve dış talepteki toparlanmanın katkısıyla Türkiye ekonomisinin 2027 yılında yüzde 4,2 büyümesinin hedeflendiğini açıkladı.
Verimlilik odaklı politikalarla büyümenin kademeli olarak hızlandırılmasının amaçlandığını belirten Yılmaz, 2029 yılında büyüme oranının yüzde 5'e ulaşmasının öngörüldüğünü ifade etti.
2027 yılında ekonomik büyümeye paralel olarak istihdamda da artış beklendiğini belirten Yılmaz, gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasının öngörüldüğünü bildirdi.
İş gücü piyasasına ilişkin hedefleri de paylaşan Yılmaz, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesini, işsizlik oranının ise yüzde 8'e gerilemesini beklediklerini söyledi.
Enflasyonla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, fiyat istikrarının sağlanması amacıyla maliye politikalarının dezenflasyon sürecini destekleyecek şekilde yürütüldüğünü belirtti.
Yılmaz, tüketici enflasyonunun 2026 yılı sonunda yüzde 28,4'e gerilemesini beklediklerini, 2027 yılı sonu enflasyon hedefinin ise yüzde 21 olduğunu açıkladı.
Eylül ayında yıllık enflasyonun yüzde 30'un altına indiğini hatırlatan Yılmaz, sosyal konut ve gıda başta olmak üzere arz yönlü politikalarla enflasyondaki düşüşün sürdürülmesinin amaçlandığını ifade etti.
Orta vadede kalıcı tek haneli enflasyona ulaşmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, bütçe açığının kademeli olarak azaltılacağını ve kamu borçluluğundaki güçlü görünümün korunacağını kaydetti.
Dış ticaret ve cari dengeye ilişkin beklentilerini de açıklayan Yılmaz, 2026 yılında toplam mal ve hizmet ihracatının 410 milyar dolar seviyesine ulaşmasının beklendiğini bildirdi.
Savaş kaynaklı geçici etkiler nedeniyle cari açığın milli gelire oranının yüzde 2,6 düzeyinde bulunduğunu belirten Yılmaz, bu seviyeyi yönetilebilir olarak değerlendirdi.
Yılmaz, 2027 yılında cari açığın yeniden milli gelirin yüzde 2'sinin altına gerilemesini beklediklerini söyledi.
2027 yılı bütçe hazırlıklarının 6 Eylül 2026'da yayımlanan Orta Vadeli Program doğrultusunda yürütüldüğünü hatırlatan Yılmaz, çalışmaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda ilgili bakanlıklar ve kamu kuruluşlarının katılımıyla tamamlandığını bildirdi.
Yılmaz, 2027 yılı bütçesinin AK Parti hükümetlerinin 25'inci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 9'uncu ve Türkiye Yüzyılı'nın 4'üncü bütçesi olacağını ifade etti.
Hazırlanan bütçe teklifinin TBMM'ye sunulmaya hazır hale geldiğini belirten Yılmaz, bütçenin ekonomik istikrarı, yatırımları ve toplumsal refahı desteklemeyi amaçladığını kaydetti.