SABAH İNTERNET Katil İsrail, Filistin'e yönelik saldırılarında kaybettiği algı savaşını yapay zeka ve sosyal medya platformları üzerinden değiştirmeye çalışıyor. PR ve lobi şirketleri aracılığıyla kurulan sistemde, bağımsız ve tarafsız görüntüsü verilen sahte düşünce kuruluşları üzerinden yüzlerce rapor hazırlanıyor. Söz konusu içeriklerle yapay zekaların Filistin meselesine vereceği cevapların yönlendirilmesi amaçlanıyor.
Öte yandan; Youtube ve Instagram başta olmak üzere Filistin gerçeklerini haykıran hesaplara ve videolara bilinçli bir kısıtlama ve engelleme getirildiği bilinirken, TikTok'un da ABD'deki operasyonları için gerçekleştirdiği anlaşma sonrası Katil İsrail yanlısı politikası dikkat çekiyor.
TİKTOK'UN ABD'DEKİ FAALİYETLERİNİ SÜRDÜREBİLMESİNE YÖNELİK ANLAŞMA
Çin merkezli sosyal medya platformu TikTok'un, ABD'deki operasyonlarına devam etmesini sağlayacak anlaşma kapsamında, çoğunluğu Amerikalılara ait bir ortak girişim kuruldu. TikTok ABD Veri Güvenliği (USDS) ortak girişiminden yapılan açıklamada, girişimin ABD Başkanı Donald Trump'ın 25 Eylül 2025'te imzaladığı kararnameye uygun olarak kurulduğu bildirildi.
Ortak girişimin 7 üyeli, çoğunluğu Amerikalılardan oluşan yönetim kurulu tarafından yönetileceğine işaret edilen açıklamada, TikTok Üst Yöneticisi (CEO) Shou Chew'in yanı sıra Oracle, Silver Lake ve Abu Dabi merkezli MGX'ten yöneticilerin şirketin yönetim kurulunda yer alacağı aktarıldı. Açıklamada, TikTok USDS ortak girişiminin CEO'sunun Adam Presser olacağı kaydedildi. Ortak girişimin 3 yönetici yatırımcısı olduğuna değinilen açıklamada, Silver Lake, Oracle ve MGX'in her birinin şirkette yüzde 15'er hisseye sahip olacağı bildirildi. Açıklamada, diğer yatırımcılar arasında Dell Family Office, Vastmere Strategic Investments, Alpha Wave Partners, Revolution, Merritt Way, Via Nova, Virgo LI ve NJJ Capital'in yer aldığı ve ByteDance'in ortak girişimde yüzde 19,9 paya sahip olacağı belirtildi.
Geçtiğimiz aylarda Euro News'te yayınlanan bir haberde de; 'TikTok İsrail'in kontrolüne mi giriyor' şeklinde bir haber yer almıştı.
TikTok'un ABD'de yeniden yapılandırılması, platformun İsrail'in etkisi altına girip girmediği tartışmasını yeniden gündeme getirdi. ABD'li kullanıcı verilerinin Oracle sunucularında tutulması ve algoritmanın ABD verileriyle yeniden eğitilmesi planlanırken, Oracle yönetiminin İsrail'le yakın ilişkileri eleştirilere neden oluyor. Özellikle Gazze savaşı sırasında Filistin yanlısı içeriklerin TikTok'ta geniş kitlelere ulaşması, platformun ABD'deki siyasi tartışmaların merkezine oturmasına yol açmıştı.
TikTok kullanıcıları platform için ürettikleri içeriklerde ve videolarda; Katil İsrail'e yönelik eleştiri getiren paylaşımlarının engellendiğini paylaşıyor. Kullanıcılar, 'TikTok İsrail medyası mı oldu?' şeklinde duruma tepkilerini dile getiriyor.
İsrail Başbakanı Katil Binyamin Netanyahu da yaptığı bir açıklamada sosyal medyanın yeni bir "savaş aracı" olduğunu savunarak, TikTok'tan sonra sıranın X platformunda olduğunu ve şirketin sahibi Elon Musk ile de görüşeceklerini söylemişti.
İsrail hükümeti destekli bir operasyonun, kendisini bağımsız bir Amerikan düşünce kuruluşu gibi gösteren "Hanover Institute" üzerinden yapay zeka sistemlerinin Filistin meselesine ilişkin vereceği yanıtları etkilemeye çalıştığı belirtildi. Kısa sürede 100'den fazla rapor yayımlayan kuruluşun, içeriklerini özellikle yapay zeka sistemlerinin bilgi toplama ve güvenilirlik değerlendirme biçimine göre hazırladığı belirtildi.
Responsible Statecraft'ın araştırmasına göre Hanover Institute for Public Policy, internet sitesinde kendisini ABD merkezli bağımsız düşünce kuruluşu olarak tanıtıyor. Ancak sitenin alt kısmındaki açıklamada kuruluşun, İsrail Hükümeti Reklam Ajansı adına oluşturulduğu belirtiliyor. Operasyonun yüklenicisi ise film yapımcısı Daniel Rosenberg'in kurucuları arasında bulunduğu Piro Inc.
Piro'nun İsrail hükümetinden bu çalışma kapsamında 900 bin dolar aldığı bildirildi. Şirketin çalışmaları ise Fransız halkla ilişkiler devi Havas Media üzerinden taşeronlaştırıldı. Kuruluşun yayımladığı raporlarda ise bireysel yazar isimlerine yer verilmemesi dikkat çekiyor.
Hanover Institute, 6 Ağustos'ta yayın hayatına başlamasının ardından yalnızca Filistin meselesine odaklanan 100'den fazla rapor yayımladı.
İçeriklerin yoğun biçimde istatistik, dipnot ve kaynak kullanması ve klasik Amerikan düşünce kuruluşlarının raporlarını andıran bir formatta hazırlanması, operasyonun en dikkat çeken yönlerinden biri olarak gösteriliyor.
Araştırmaya göre raporların hazırlanış biçimi, geleneksel internet kullanıcılarından çok yapay zeka sistemlerinin bilgi değerlendirme yöntemlerine hitap edecek şekilde tasarlanmış. Raporların önemli bir bölümü, kullanıcıların bir yapay zeka sohbet robotuna yöneltebileceği sorulara benzer başlıklarla hazırlanıyor.
NewsGuard analisti Alice Lee, söz konusu içeriklerin güçlü istatistikler, kaynaklar ve akademik görünümlü bir tasarımla hazırlandığını belirterek bunların tipik bir Amerikan düşünce kuruluşunu taklit ettiğini söyledi. Bu durum, İsrail hükümeti destekli operasyonun yalnızca kamuoyunu değil, yapay zeka modellerinin çevrimiçi bilgi ekosistemini de etkilemeyi amaçladığı yönündeki şüpheleri güçlendirdi.
Operasyonun arkasındaki Piro şirketinin kendi internet sitesindeki ifadeler de iddiaları daha dikkat çekici hale getiriyor. Şirket, "AI Story Optimization" adını verdiği hizmet kapsamında, büyük dil modellerinin güvenilirliği nasıl değerlendirdiğine göre içerik hazırlayabildiğini açıkça pazarlıyor.
Şirketin kurucularından Rosenberg de daha önce ChatGPT, Gemini ve Perplexity gibi sistemlerin hangi bilgileri kullanarak yanıt oluşturduğunu anlamaya yönelik çalışmalar yaptıklarını kamuoyuna duyurmuştu. Bu nedenle Hanover Institute projesi, internete yalnızca İsrail lehine propaganda metinleri eklemekten öte, yapay zekaların Filistin meselesine vereceği cevapları etkilemeye yönelik organize bir bilgi operasyonu olarak değerlendiriliyor.
Hanover Institute'un yayınlarında İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, açlık, İsrail ordusunun faaliyetleri, Filistinlilerin yerinden edilmesi gibi konular ele alınıyor. Kuruluş kaynaklarının "hakemli ve akademik" olduğunu savunsa da araştırmada İsrail hükümeti, İsrail ordusu ve İsrail Dışişleri Bakanlığı gibi resmi İsrail kaynaklarının da raporlarda sıkça kullanıldığı belirtildi.
Responsible Statecraft, Hanover Institute'un hazırladığı 12 raporu yapay zeka tarafından yazılıp yazılmadığını anlamaya yarayan GPTZero adlı programla test etti. Test sonucunda 12 rapordan 11'inin yapay zeka tarafından yazılmış olma ihtimali "yüksek", birinin ise "orta" seviyede çıktı. Bu testlerin sonuçları dikkat çekici. Özellikle şirketin içeriklerini yapay zeka sistemlerinin nasıl çalıştığına göre hazırladığını açıkça söylemesi, raporların nasıl üretildiğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Hanover Institute operasyonunun tek örnek olmadığı da bildiriliyor.
İsrail'in daha önce ABD Başkanı Donald Trump'ın eski seçim kampanyası yöneticisi Brad Parscale ile 46,5 milyon dolarlık bir proje kapsamında, yapay zeka sistemlerinin cevaplarını etkilemeye yönelik İsrail yanlısı internet siteleri oluşturmak için çalıştığı bildirilmişti. Drop Site News tarafından yapılan önceki bir araştırmada ise Microsoft Copilot ve Google Gemini gibi bazı yapay zeka sistemlerinin söz konusu sitelerdeki bilgileri cevaplarında kullandığı iddia edilmişti.
İsrail'in ABD'de yürüttüğü kamu diplomasisi faaliyetlerinin de İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından ciddi biçimde büyüdüğü belirtiliyor. Quincy Institute for Responsible Statecraft'ın araştırmasına göre İsrail, 2023'ten bu yana kamu diplomasisi faaliyetlerine 1 milyar doların üzerinde kaynak ayırdı. Foreign Agents Registration Act kapsamında açıklanan ABD'deki etki operasyonlarının maliyetinin ise 100 milyon doların üzerine çıktığı bildirildi.
Hanover Institute vakası, İsrail'in propaganda ve kamu diplomasisi mücadelesini artık yalnızca televizyon, gazete ve sosyal medya platformlarında değil, yapay zekaların bilgi dünyasında da yürüttüğü yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.