Yasa dışı bahis ve kumar, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden özellikle gençleri hedef alıyor. "Bonus", "bedava bahis", "garantili kazanç" ve "hızlı ödeme" gibi vaatlerle gençlerde kolay para algısı oluşturuluyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Esra Abay Çelik, bahis bağımlılığının nasıl başladığını, gençlerin bu ağlara nasıl çekildiğini ve bağımlılıktan çıkış yollarını anlattı. İşte detaylar…
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Esra Abay Çelik, bahis ve kumarın gençlere kolay kazanç gibi pazarlandığını belirterek, "Bahis tahmine dayalı bir kumar türü olarak; sanki kişinin öngörüsü, tahmin gücü ve şansıyla sanki kolaylıkla edinilebileceği bir kazanç (!) olarak pazarlanmaktadır. Bakın, gelen davetler hep bu umudu ve ihtimali beslemekte; '5 dakikada hayatını değiştirecek' iddiasıyla adeta bir imkân, bir fırsat gibi sunulmaktadır." dedi İletişim teknolojilerindeki gelişmelerle kumar endüstrisinin de dijitalleştiğini ifade eden Abay Çelik, "Böylece hem hedefleme değişmiştir hem de illegal yöntemler çoğalmıştır. Sonuçta artık kumar ve kumarın bir türü olan bahis; mekân, boyut ve biçim değiştirmiştir" ifadelerini kullandı. "Hoş geldin bonusu", "kumar bonusu", "güvenilir bahis", "bedava bahis", "son fırsat" ve "hızlı ödeme" gibi reklamların çeşitli dijital platformlarda daha görünür hale geldiğini belirten Abay Çelik, bu ifadelerin zaman baskısı, güven vaadi ve gelecek umuduyla potansiyel müşterileri ikna etmeye yönelik yöntemler olduğunu söyledi.
Abay Çelik, kumar endüstrisinin yalnızca bahis oynayan kişileri değil, herkesi potansiyel müşteri olarak gördüğünü vurgulayarak, "Nitekim bırakılan dijital ayak izlerinden illegal yöntemlerle ulaştıkları kişisel veriler üzerinden davet mesajları atarlar. Bu 'yemleme (phishing) yöntemi' ile kişi, yasadışı bahis şirketleri tarafından sistematik olarak taciz edilir. Hatta hayatında hiç bahis oynamamış kişilerin telefonlarına ara ara 'bugün şanslı günündesin!' şeklinde mesajlar geldiğini de duyuyoruz" dedi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Esra Abay Çelik
Akademik çalışmaların reklam ile kumar oynama eylemi arasında ilişki ortaya koyduğunu belirten Abay Çelik, Yeşilay'ın Türkiye Kumar Raporu'nda (2025) yer alan çalışmaya göre kumar reklamlarına maruz kalan gençlerin kumar oynama olasılığının yüzde 37, kumara başlama ihtimalinin ise yüzde 84 olduğunu ifade etti. Özellikle kişiye doğrudan ulaşan e-posta, mesaj, bildirim ve arama gibi reklam içeriklerinin ilk 24 saat içinde kumar oynama olasılığını artırdığını belirten Abay Çelik, "Dolayısıyla bu hedefleme; reklamdan daha ziyade kişiselleştirilmiş ve sürekliliği olan bir dijital kuşatmadır" ifadelerini kullandı.
Bir kişinin bahis oynamasının tek başına bağımlılık anlamına gelmediğini belirten Abay Çelik, "Bağımlılık tanımı ve kriterleri; Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan Uluslararası Hastalık Sınıflandırması'na (ICD-11) ve Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı'na (DSM-5) göre sınıflandırılır" dedi. Bahis oynama davranışının bağımlılık düzeyinde tanımlanmasının kişinin davranışı kontrol edememesi, bahis oynamanın sürekli öncelikli gündemi olması ve para kaybetmesine rağmen kaybettiği parayı kazanmak için tekrar bahis oynamasıyla ilişkili olduğunu ifade eden Abay Çelik, "Bu kısır döngünün içine sıkışmış birey parayı, zamanı ve ilişkilerini yönetmekte sorun yaşayarak kendini gösterir aslında. Sıkça yalan söyler, kayıplarını gizler, borçlanma eğilimi içine girer ve zamanla sosyal ilişkileri bozulur" ifadelerini kullandı.
"KAYBETTİĞİM PARAYI GERİ KAZANACAĞIM" DÜŞÜNCESİ DÖNGÜYÜ BÜYÜTÜYOR
"Kaybettiğim parayı geri kazanacağım" düşüncesinin bir bağımlılık göstergesi olduğunu belirten Abay Çelik, bağımlılığın tek başına bir irade sorunu olmadığını vurguladı. Abay Çelik, "Çoğu zaman tek başına yönetilebilecek bir davranış olarak düşünülür ama kişi bunu profesyonel yardım almadan, tedavi olmadan tek başına başaramaz. Bu kısır döngüden kurtaramadıkça da birey kendisini başarısız hisseder. Yani birey burada sadece iradesini, parasını, itibarını ve sosyal çevresini kaybetmez; öz saygısını ve öz inancını da kaybeder" dedi. Bağımlılığın nörobiyolojik temellerine de dikkat çeken Abay Çelik, , "Bağımlılığın; beynin ödül ve dürtü kontrol sistemlerinde meydana gelen nörobiyolojik ve nörokimyasal süreçlerle de ilişkili olduğu uzmanlar tarafından vurgulanmaktadır." ifadelerini kullandı. Kumar bağımlılığının beyinde kalıcı değişikliklere neden olan kronik bir hastalık olduğunu ve tedavi edilebilir olduğunun mutlaka vurgulanması gerektiğini söyledi.
Kumar-bahis bağımlılığının yalnızca bireyi değil, aileyi de etkileyen toplumsal bir sorun olduğunu belirten Abay Çelik, "Kumar-Bahis bağımlılığı her ne kadar tek kişilik bir hikâye gibi gözükse de aslında aileyi hedef alan ve aile içi ilişkileri yıpratan bir toplumsal sorundur" dedi. Maddi kayıpların aile içinde çatışmalara ve güven problemlerine yol açabileceğini, psikolojik açıdan ise bireyin suçluluk, mutsuzluk ve kaygı gibi sorunlarla boğuşabileceğini ifade eden Abay Çelik, ailelerin bu süreçte suçlayıcı veya cezalandırıcı bir tavır içerisine girmemesi gerektiğini söyledi. "Zira aile desteği ve takibi tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır. Gençlerin bu süreçte iyileşmek için iş birliğine açık olması bir bakıma ailenin tavır ve tutumuyla da ilgili olacaktır" ifadelerini kullandı.
Abay Çelik ayrıca Yeşilay'ın Türkiye'de 81 ilde ve KKTC'de Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'nde (YEDAM) ücretsiz destek sağladığını, 115 numaralı YEDAM Destek Hattı'nın da bağımlılara ve bağımlı yakınlarına uzman desteği sunduğunu belirtti. Hastanelerde faaliyet gösteren Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezlerinin (AMATEM) de kumar-bahis bağımlılığı gibi davranışsal bağımlılık alanında hizmet verdiğini ifade eden Abay Çelik, "Kumar-Bahis bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilerek ilgili merkezlere yönelmek/yönlendirmek sadece bireyi değil, aileyi de koruyacaktır. Unutulmaması gerekir ki kumar aynı zamanda bir halk sağlığı sorunudur" dedi.