BETÜL USTA Bölgesel gelişmeler ışığında Doğu Akdeniz'in jeostratejik rolünün artmasıyla Kıbrıs konusu yeniden uluslararası dış politika gündeminin üst sıralarına taşındı. Bu gelişmeler ışığında görev süresi dolmak üzere olan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 16 yıl sonra adayı ziyaret ederek Kıbrıslı liderler Tufan Erhürman ve Nikos Hristodulidis ile ayrı ayrı bir araya geldi. Önceki gün liderlerle akşam yemeğinde görüşen Guterres, dün de KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da bulunan ara bölgede BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde Erhürman ve Hristodulidis ile kapsamlı bir toplantı yaptı. Toplantıda güven yaratıcı önlemler, olası yeni müzakere sürecinin yöntemi ve bundan sonraki adımlar üzerinde duruldu. Toplantı öncesinde de "nihai bir barış anlaşması" çıkması beklenmiyordu. Guterres adaya gelerek eylül ayında düzenlenmesi planlanan 5+1 formatlı çoklu konferans için zemin yoklaması yaptı. Guterres, ziyaret kapsamında gerçekleştirdiği temaslarda iki tarafın duruşlarında yakınlaşma olup olmadığını ölçtü. Guterres, görüşme sonrası basın toplantısında her iki tarafın ve garantörlerin, "5+1" toplantısına geçme konusunda onayını aldığını, ancak bunun için yeterli bir hazırlık, güven artırıcı hazırlıklar, metodolojik hazırlıklar ve içerik hazırlıkları yapılması gerektiğini söyledi.
BM BARIŞI ZORLA DAYATMAZ Özellikle, üç garantör ülkenin -Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık- sürekli desteğine güvendiğini kaydeden Guterres, "Birleşmiş Milletler barışı zorla dayatamaz, ancak ada ve daha geniş bölge için hayati önem taşıyan bu dönemde Kıbrıs halkına destek verme konusunda kararlılığını tam olarak sürdürmektedir" dedi. Genel Sekreter, "Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılmasının, Kıbrıs halkının çıkarlarını ve barışını korumanın yanı sıra giderek tehlikeli bir şekilde istikrarsızlaşan bölgede bir istikrar unsuru olarak da kesinlikle hayati önem taşıdığına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
RUMLARIN UZLAŞMAZ TUTUMU DEĞİŞMELİ DIşişleri Bakanlığı, BM Genel Sekreteri António Guterres'in, görevinin başından bu yana Kıbrıs meselesiyle ilgili ortaya koyduğu çabaları takdirle karşıladıklarını belirterek, "Ada'daki iki taraf arasında çözüme yönelik ortak zeminin halen mevcut olmadığı bu dönemde, Genel Sekreter Guterres'in 2025 yılında başlattığı süreç kapsamında önemli işbirliği alanlarında ilerleme sağlanmasına odaklanılmasının, güvenin inşasına hizmet edeceğine inanıyoruz. Diğer taraftan, Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumu değişmedikçe ve bölge güvenliğini de olumsuz etkileyen eylemleri sona ermedikçe çözüm perspektifinin somutlaşmayacağını bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerini kullandı.
DİPLOMATİK SAYGISIZLIK Rum lider Hristodulidis'in görüşmelerinin ardından Guterres'i iki eli cebinde uğurlaması ve üçlü görüşmeye geç kalması diplomatik teamüllerle bağdaşmayan bir davranış olarak nitelendirildi. Yüksek düzeyli bir misafiri uğurlarken bu şekilde davranılması "diplomatik protokol açısından saygısızlık" olarak değerlendiriliyor.