Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Macaristan'ın Bacs-Kiskun bölgesindeki Bugac kasabasında düzenlenen "Büyük Hun-Türk Kurultayı"nın resmi açılış töreninde hitapta bulundu.
Dünyanın dört bir yanından ve gönül coğrafyasından binlerce kişinin bu etkinliğe katıldığını söyleyen Zorlu, "Konuşmama başlarken dost ve kardeş Türkiye'den çok önemli ve içten bir selam getirdim. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın sizlere selamlarını getirdim." dedi.
Zorlu, Macar ovasının bereketli ve kutlu topraklarında, Turan Kurultayı için bir arada olduklarını belirterek, "Burası sıradan bir toprak ve coğrafya değildir. Burası Asya'nın bozkırlarından kopup gelen, Tuna'nın sularına atlarını sürerek Avrupa'da bir çığır açan Büyük Hun Devleti'nin ve Attila'nın ayak izlerini taşıyan bir hafıza mekanıdır. Asırlarca birbirinden coğrafi olarak uzak düşmüş ancak ruhu, kanı, dili ve hafızası birbirinden hiç kopmamış büyük bir ailenin yeniden buluşmasına tanıklık ediyoruz." diye konuştu.
Orta Asya'dan Macaristan'a uzanan tarihsel sürecin, iki halk arasında ortak kökenlerin yanı sıra kültürel ve dil bağlarının oluşmasına zemin hazırladığını anımsatan Zorlu, bu durumun, Türk-Macar ilişkilerine bugün dahi anlamını koruyan güçlü bir tarihi derinlik kazandırdığına işaret etti.
Zorlu, Attila'nın cesaretini, Bilge Kağan'ın devlet aklını ve töresini kuşanarak geleceğe yürüdüklerinin altını çizdi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1932'de dile getirdiği ifadeleri hatırlatan Zorlu, "Şöyle diyordu Atatürk, 'Türkler ve Macarlar iki kardeş millettir. Dilleriyle, kültürleriyle, kökenleriyle iki kardeş millet...' İşte bugün burada, Macar dostlarımızın ev sahipliğinde, Avrupa'nın merkezinde böyle bir buluşma gerçekleştirmemiz bizler için bu kutlu yolculuğun nişanesi olmuştur." ifadelerini kullandı.
Zorlu, dünyanın ciddi sınamalardan, ekonomik ve siyasi dalgalanmalardan geçtiğine değinerek, dünya barış ve huzuruna katkı sağlamak için Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) geleceğe doğru emin adımlarla ilerlediğini belirtti.
TDT'nin bu tarihi birlikteliğinin tarihi dönüm noktalarından birinin 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da gerçekleşeceğini vurgulayan Zorlu, "Bugün 8 devletimizin yer aldığı bu teşkilatımızın ekonomik büyüklüğü 2,6 trilyon dolara ulaşmıştır. Birlikteliğimizi muhafaza edersek 2030'da dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi olacağız. Yaklaşık 200 milyon nüfusumuzla Avrupa'yla Doğu'nun barış, huzur ve refah merkezi olarak TDT'miz geleceğe ilerlemektedir. Tarihte, Hunlar Göktürklerden nasıl ayrılamazsa bugün de Türkiye, Macaristan'dan kesinlikle ayrılamaz." değerlendirmesinde bulundu.
Zorlu, büyük düşünür İsmail Gaspıralı'nın meşhur "dilde, fikirde, işte birlik" şiarına atıfta bulunarak, bunun artık sadece bir temenni olmadığına, bunu adım adım hayata geçirmeye devam ettiklerine işaret etti.
TÜDSES (Türk Dünyası Sivil Toplum Destek Sistemi) ismiyle Türk dünyasının dijital platformunu Türkiye'de kurduklarını hatırlatan Zorlu, "Mobil cihazlarımıza bunu indirerek bütün Türk dünyasının bir araya geldiği bu dijital platformda TÜDSES'te buluşalım diyorum." dedi.
Zorlu, bu muazzam buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen başta Macaristan Turan Vakfı Başkanı Andraş Biro olmak üzere vakfın diğer yetkilileri, tüm Macar devlet yetkilileri ve katılımcılara teşekkür etti.
Açılış töreni öncesinde de AA ve TRT'ye özel demeç veren Zorlu, Türk tarihinin derinliklerini anlamak ve Türkiye'nin Doğu ile Batı arasındaki köprü olma rolünü bir kez daha idrak edebilmek için çok önemli bir buluşmaya katıldıklarını vurguladı.
Bütün Türk dünyasından katılımcılarla Büyük Hun-Türk Kurultayı adıyla uzun süredir devam eden bu kurultaya iştirak ettiklerini aktaran Zorlu, "Türk dünyasındaki gelişmeler özellikle 8 Türk devletinin TDT içerisinde yer alması ve bunun giderek güçlenmesinde elbette Macaristan çok önemli bir konuma sahip. (Macaristan) Adeta Türk dünyasının batıya açılan penceresi. Türkiye'mizi de aslında Avrupa'nın Türk dünyasına ve doğuya açılan penceresi olarak tarif ettiğimizde bu gerçekten hem tarihimizin birlikteliği açısından hem de bugünün zorunlulukları bakımından çok önemli bir buluşma ve birliktelik." diye konuştu.
Zorlu, bu tür etkinliklerle Türkiye ve Macaristan ilişkilerinin yanı sıra Türk-Macar dostluğu ve Macaristan'ın Türk dünyasındaki öneminin giderek artacağını söyledi.
Macaristan'ın özellikle 2018'de TDT'ye gözlemci üye olmasının ardından teşkilatın yeni bir vizyona da kavuştuğunu vurgulayan Zorlu, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Macaristan'a büyük önem verdiğinin altını çizdi.
Zorlu, "COP31 zirvesinde de özellikle Avrupa'nın ve Macaristan'ın şu anda yaşadığı su sorunu, kuraklık problemiyle ilgili de bir işbirliği yapma durumundayız. Orada bu anlamda çok güçlü bir zirve gerçekleşecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımızın davetiyle inşallah her alanda işbirliğimizi artıracağız. Ulaştırma ve enerji hattı başta olmak üzere Macaristan ve Türkiye, Türk dünyasının önemli güç merkezlerinden olmaya devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.
Macaristan'daki Türkiye sevgisinin Türk vatandaşlarının tahmin ettiğinin de ötesinde olduğunu belirten Zorlu, bu bölgede Türkiye ve Macaristan'ın ilişkilerini arttırması ve güçlenmesinden buradaki vatandaşların büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.
Zorlu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Yunus Emre Enstitüsü ve diğer Türk kuruluşlarımızın burada etkinliklerini artırmasıyla Türkiye ile Macaristan nezdinde Avrupa ve Batı ile Doğu'nun yakınlaşmasının giderek artacağına değinerek, bu faaliyetleri desteklemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Dün başlayan ve Hun ile Türk kökenli toplulukları buluşturmak amacıyla düzenlenen Büyük Hun-Türk Kurultayı, yarın sona erecek.