Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında kamu vicdanında derin izler bırakan iki önemli dosyanın aydınlatıldığını duyurdu. Gürlek, faili meçhul suçların çözülmesinin cezasızlık algısının ortadan kaldırılması, suçluların adalet önünde hesap vermesi ve vatandaşların hukuk sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
KÜRTAJA ZORLANDIĞINI, BEBEĞİ ALDIRMADIĞINI İFADE ETTİ Bakan Gürlek'in verdiği bilgiye göre, Bandırma'da 10 Mayıs 2009'da bir çöp konteynerinde poşet içerisinde bulunan kız bebeğin ölümüyle ilgili dosya yeniden incelendi. Yapılan incelemede bebeğin hastane dışında doğduğu ve poşete konularak çöpe bırakıldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında bebeğin annesinin Duygu Taşkıran olduğu DNA incelemesiyle kesinleşti. Taşkıran, bebeğin babasının kendisini kürtaja zorladığını, ancak çocuğu aldırmadığını ifade etti. Hakkında açılan dava sonucunda "olası kastla bebeğinin ölümüne neden olma" suçundan 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.
"ÇOCUĞA KARŞI NİTELİKLİ KASTEN ÖLDÜRME" 2026 yılında dosyanın yeniden incelenmesiyle, bebeğin bulunduğu poşet üzerinde Ufuk Cirit'e ait parmak izi tespit edildi. Ayrıca cezaevi ziyaret kayıtları ve annenin yeniden alınan ifadesi, bebeğin babasının Ufuk Cirit olduğunu ortaya koydu. Yapılan DNA incelemesi de Ufuk Cirit'in bebeğin biyolojik babası olduğunu %99,99 oranında doğruladı. Elde edilen yeni deliller doğrultusunda Ufuk Cirit gözaltına alındı, "çocuğa karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edildi ve Bandırma Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
CEYHAN CİNAYETİNDE DELİLLER YENİDEN DEĞERLENDİRİLDİ Bakan Gürlek, Adana'nın Ceyhan ilçesinde 4 Haziran 2022 tarihinde motosikletli kişilerin silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybeden Eyyüp Özbadem cinayetine ilişkin dosyanın da yeniden ele alındığını bildirdi. Eyyüp Özbadem, 4 Haziran 2022'de Ceyhan'da motosikletli iki kişinin silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Olay yerinde bulunan Kuba marka motosiklet üzerinden başlatılan soruşturmada ilk aşamada bazı şüpheliler gözaltına alınsa da yeterli delil bulunamadığı için adli kontrolle serbest bırakıldılar.
GÜVENLİK KAMERASI KAYITLARINI SİLEREK DELİLLERİ KARARTTILAR 2026 yılında Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dosyayı yeniden incelemesiyle HTS ve baz kayıtları, kamera görüntüleri, kriminal raporlar ve tanık beyanları yeniden değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda Hanefi Arslan'ın cinayeti azmettirdiği, Barış Girişkin ile Serhat Bayrak'ın cinayeti motosikletle birlikte gerçekleştirdiği, Mustafa Arslanalı'nın araç temin ederek, Olcay Karakuş'un ise yer sağlayarak suça yardım ettiği tespit edildi. Ayrıca Mahmut Özalan ve Umut Özalan'ın güvenlik kamerası kayıtlarını silerek delilleri gizledikleri belirlendi.
5 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI, 2 ŞÜPHELİ HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARI VERİLDİ 29 Temmuz 2026'da düzenlenen operasyonlarda şüpheliler yakalandı. 31 Temmuz 2026'da Hanefi Arslan, Barış Girişkin, Serhat Bayrak, Olcay Karakuş ve Mustafa Arslanalı tutuklanırken, Mahmut Özalan ile Umut Özalan hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturma, yeniden yapılan incelemeler sayesinde faili meçhul cinayetin aydınlatılmasıyla sonuçlandı.
"HİÇBİR DOSYA KADERİNE TERK EDİLMEYECEK" Açıklamasında dosyaların aydınlatılmasında görev alan Bandırma ve Ceyhan Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet birimlerine teşekkür eden Gürlek, "Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek, hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır. Delillerin izini sabırla sürecek, faili meçhul dosyaların üzerindeki karanlığı birer birer kaldıracağız" ifadelerini kullandı.