İzmir
SON DAKİKA

Çocuklar ve gençler için büyük tuzak: Beyin sisi tehlikesi! 'Sonsuz kaydırma' ve 'mikro içerik' bağımlılığı

Gelişen dijital teknolojiler ve akıllı telefon kullanım yaşının düşmesi, Z ve Alpha kuşağını devasa bir dijital kuşatmanın ortasında bırakıyor. Sosyal medya platformlarında saatlerce süren "sonsuz kaydırma" alışkanlığı, çocuklarda ve gençlerde…

İsam Akgül İsam Akgül
13 Ekim 2026 59 dk önce 5 okuma — dk okuma
Çocuklar ve gençler için büyük tuzak: Beyin sisi tehlikesi! 'Sonsuz kaydırma' ve 'mikro içerik' bağımlılığı
Çocuklar ve gençler için büyük tuzak: Beyin sisi tehlikesi! 'Sonsuz kaydırma' ve 'mikro içerik' bağımlılığı

Gelişen dijital teknolojiler ve akıllı telefon kullanım yaşının düşmesi, Z ve Alpha kuşağını devasa bir dijital kuşatmanın ortasında bırakıyor. Sosyal medya platformlarında saatlerce süren "sonsuz kaydırma" alışkanlığı, çocuklarda ve gençlerde zihinsel bulanıklığa, odaklanma kaybına ve kronik yorgunluğa yol açıyor.

Sosyal medya ve dijital dünya alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, son dönemde özellikle TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts gibi kısa video formatlarının yaygınlaşmasıyla artan "Mikro-İçerik Bağımlılığı" ve buna bağlı gelişen "Beyin Sisi" tehlikesine karşı aileleri ve eğitimcileri çok kritik uyarılarda bulundu.

Günde yüzlerce 15-30 saniyelik kısa videoya maruz kalmanın beyinde sürekli ve hızlı bir dopamin salgısına neden olduğunu belirten Prof. Dr. Levent Eraslan, bu durumun zihinsel mekanizmayı tahrip ettiğini vurguladı:

"Sürekli değişen, saniyeler içinde tüketilen görsel ve işitsel uyaranlar, genç beynin derinlemesine düşünme, odaklanma ve analiz etme yetisini zayıflatıyor. Gençlerimiz artık birkaç dakikalık bir yazıyı okumakta veya bir dersi dinlemekte güçlük çekiyor. Zihin, sürekli yeni bir uyaran arayışına girerek mikro-içerik bağımlılığı geliştiriyor. Bu durum ise bir süre sonra kaçınılmaz olarak zihinsel tükenmişliği, yani 'Dijital Yorgunluk' tablosunu beraberinde getiriyor."

Dijital yorgunluğun en somut göstergelerinden birinin "Beyin Sisi" olduğuna dikkat çeken Eraslan, ekran karşısında geçirilen denetimsiz saatlerin gençlerin günlük yaşam kalitesini ve akademik başarısını doğrudan olumsuz etkilediğini belirtti:

"Beyin sisi; unutkanlık, dikkat dağınıklığı, kararsızlık, zihinsel netlik kaybı ve sürekli bir uyku/yorgunluk hali ile kendini gösterir. Sosyal medyada gece geç saatlere kadar sürdürülen kaydırma hareketleri, uyku kalitesini düşürdüğü gibi beynin dinlenmesine de izin vermiyor. Sabah kalktığında kendini hiç uyumamış gibi hisseden, ders başında odağını toplayamayan ve basit bilgileri hatırlamakta zorlanan bir gençlik profiliyle karşı karşıyayız."

Prof. Dr. Levent Eraslan, bu dijital tuzaktan korunmak ve gençlerin zihinsel sağlığını korumak adına atılması gereken adımları ve çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:

Bu haberi paylaş
İlgili Haberler
Link kopyalandı!