Tahran yönetiminden küresel güç dengelerini sarsacak sert bir uyarı geldi.
Bölgesel dinamiklere değinen Hamaney’in üst düzey askeri danışmanı Muhsin Rızai, İsrail'in yayılmacılığına dikkat çekti, analizlerde bulundu.
Rızai, “İşte bunlar savaşı tırmandırıp yayıyorlar. Trump'ın bu çabalarının, meseleyi çözmek, savaşı bitirmek ya da kendisini bu savaştan kurtarmak yerine, bu çırpınışlarının 3. Dünya Savaşı'nın fitilini ateşleme riski tam da buradan kaynaklanıyor. Çünkü Orta Doğu, 2. Dünya Savaşı'nın patlak verdiği Avrupa'dan çok daha fazla patlayıcı fitile sahip. Avrupalılar, 2. Dünya Savaşı'nın başladığı dönemde Orta Doğu'daki bu 3. Dünya Savaşı potansiyelinin onda birine bile sahip değillerdi. Neden mi? Birincisi, Orta Doğu'nun kendi iç dinamikleridir. Yani İsrail'in yayılmacılığı, Lübnan'a saldırıları, Suriye'ye saldırıları ve Türkiye ile İsrail arasında başlayan meydan okuma. Eğer İsrail kesin olarak Şam'a doğru daha fazla ilerlerse, Türkiye kuzeyden girebilir” diye konuştu.
Rızai, ABD'nin İran'ın petrol kaynaklarına ve Hürmüz Boğazı'nın yönetimine el koymak istediğini savundu, “Amerikalılar Hürmüz Boğazı'na gelip "bizi de ortağınız yapın" ya da "siz çekilin, burayı biz yönetelim" diyorlar. Yahut "bırakın bölgenin petrol ve doğalgazına biz hükmedelim" anlayışındalar. Onların "3. Trump Savaşı"ndan ve empoze edilen 4’üncü savaştan hedefleri neydi? "3. Trump Savaşı"nın amacı şuydu: "Hürmüz Boğazı'nı açacağız” dedi.
İranlı komutan ayrıca bu durumun küresel bir felakete yol açacağını iddia etti ve “Peki bunu dünya kabullenir miydi? Avrupalılar dahi küresel ekonominin can damarının ABD'nin eline geçmesini sineye çeker miydi? Çin buna tahammül eder miydi? İşte bu durumun kendisi bile başlı başına 3. Dünya Savaşı'nı tetikleyecek bir fünye olabilirdi” ifadelerini kullandı.