İzmir
SON DAKİKA

İstanbul’da aynı şehir, bambaşka hava! İşte kirliliğinin nedeni

Günün Önemli Haberleri İstanbul’da aynı şehir, bambaşka hava! İşte kirliliğinin nedeni 26.10.2026 - 09:50 Son Güncelleme 26.10.2026 - 09:50 Yarına Sözümüz Var! Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Partneri Türk Telekom

İsam Akgül İsam Akgül
26 Ekim 2026 1 sa önce 12 okuma — dk okuma
İstanbul’da aynı şehir, bambaşka hava! İşte kirliliğinin nedeni
İstanbul’da aynı şehir, bambaşka hava! İşte kirliliğinin nedeni

Günün Önemli Haberleri İstanbul’da aynı şehir, bambaşka hava! İşte kirliliğinin nedeni 26.10.2026 - 09:50 Son Güncelleme 26.10.2026 - 09:50 Yarına Sözümüz Var! Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Partneri Türk Telekom

Video haberler 01:45 "Öldü" dedikleri Kim Yong-Un, Çin sınırında çıktı 01:37 Vucic iktidarı kaybetti! Sırbistan'da öğrenci liderliği zafer ilan etti 01:06 Brezilya'da zafer yine Lula da Sİlva'nın! Seçimi kaybeden Bolsonaro: Sonuçları tanımıyorum 01:22 Hava Durumu (26-10-2026) 01:26 Ukrayna'da Starlink krizi çözüldü

İstanbul’un ilçeleri arasındaki hava kalitesi farkı, kirliliğin kent genelinde eşit dağılmadığını ortaya koyuyor. Kandilli, havanın en temiz olduğu bölgeler arasında yer alırken Sultangazi’de hava kirliliğinin 5 kat daha yüksek olduğu ifade ediliyor. Bazı ilçelerde hava kalitesinin bir yılda yüzde 75 oranında bozulması da endişeleri artırıyor.

CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, İstanbul’daki hava kirliliğinin neden ilçeden ilçeye değiştiğini değerlendirdi.

Prof. Dr. Orhan Şen, İstanbul’da hava kirliliğinin semtlere göre değişmesinde topoğrafik yapının önemli rol oynadığını belirtti. Özellikle vadi şeklindeki bölgelerde hava sirkülasyonunun yeterince gerçekleşmemesi nedeniyle kirleticilerin birikebildiğini ifade etti. Trafiğin yoğun olduğu bölgelerin de hava kirliliğine önemli katkı sağladığını vurgulayan Şen, Mecidiyeköy’ü örnek gösterdi. E-5 kara yolunun yanı sıra Mecidiyeköy, Şişli ve Taksim çevresindeki yoğun trafik nedeniyle atmosfere kirletici maddeler salındığını belirtti.

İstanbul’daki hava kirliliğinin kaynaklarından birinin ulaşım faaliyetleri olduğunu belirten Şen, otomobil, otobüs, uçak ve deniz taşıtlarının atmosfere kirletici bıraktığını söyledi.

İstanbul Boğazı’ndan günde yaklaşık 300 tanker geçtiğine dikkat çeken Şen, bu gemilerin kullandığı yakıt nedeniyle bacalarından atmosfere kirletici salındığını ifade etti. Boğazın bir kanal oluşturması nedeniyle gemilerden kaynaklanan kirliliğin şehir üzerinde birikebildiğini belirten Şen, deniz ulaşımının da hava kirliliği açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Orhan Şen, hava kirliliğinin bir diğer kaynağının fabrikalar ve sanayi tesisleri olduğunu söyledi. İstanbul genelinde sanayi kaynaklı kirliliğin çok yüksek olmadığını belirten Şen, buna rağmen bazı bölgelerdeki küçük ölçekli sanayi faaliyetlerinin kirliliğe katkı sağladığını ifade etti. Şen, özellikle Ayamama Deresi ve Menekşe Deresi çevresindeki küçük ölçekli sanayi işletmelerinin hava kirliliğine neden olan etkenler arasında bulunduğunu dile getirdi.

İstanbul’da hava kirliliğinin yalnızca bir ilçenin kendi kaynaklarından oluşmadığını belirten Şen, ısınma kaynaklı kirliliğin de önemli bir etken olduğunu söyledi. Ataşehir örneğini veren Şen, ilçede doğal gaz kullanılmasına rağmen çevredeki bazı bölgelerde kömür kullanımının hava kirliliğine yol açabildiğini ifade etti. Bu bölgelerde oluşan kirleticilerin rüzgâr ve hava hareketleriyle başka ilçelere taşınabildiğini belirten Şen, hava kalitesinin değerlendirilmesinde çevre ilçelerin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Hava kirliliğine katkı sağlayan bir diğer unsurun hava ulaşımı olduğunu belirten Şen, İstanbul Havalimanı’ndaki yoğun uçak trafiğine dikkat çekti. Havalimanında günde yaklaşık 1000 ila 1500 uçağın iniş ve kalkış yaptığını ifade eden Şen, uçakların özellikle yerde, iniş ve kalkış sırasında oluşturduğu egzoz kaynaklı kirliliğin havalimanı çevresinde etkili olduğunu söyledi.

İstanbul’daki hava kirliliği konusunda gökdelenlerin etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Orhan Şen, özellikle Levent ve Maslak çevresindeki yüksek yapılaşmanın hava hareketlerini etkileyebildiğini belirtti.

Şen, gökdelenlerin hâkim rüzgâr yönü dikkate alınmadan inşa edilmesinin hava sirkülasyonunu olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Kuzeyli rüzgârlarla gelen havanın yüksek yapılar nedeniyle şehrin içine yeterince ulaşamayabildiğini belirten Şen, gökdelenlerin rüzgâr altındaki bölgelerde havayı aşağı doğru yönlendirerek kirleticilerin yere yakın seviyelerde birikmesine neden olabildiğini söyledi.

Bu nedenle gökdelenlerin çevresinde hava kirliliğinin artabileceğini vurgulayan Şen, vatandaşların bu bölgelerde yürürken dikkatli olmaları gerektiğini dile getirdi.

Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte hava kirliliği konusunun daha fazla önem kazandığını belirten Şen, Türkiye’de bazı şehirlerde kirliliğin hâlâ önemli bir sorun olduğunu söyledi. Kayseri, Malatya ve Eskişehir gibi şehirlerde hava kirliliğinin görüldüğünü ifade eden Şen, doğal gaz kullanımının yaygınlaşmasıyla bazı bölgelerde hava kalitesinin iyileşmeye başladığını belirtti. Ankara’yı örnek gösteren Şen, şehrin topoğrafik yapısının hava kirliliğinin birikmesine elverişli olmasına rağmen doğal gaz kullanımının yaygınlaşmasıyla kirliliğin azalmaya başladığını kaydetti.

İstanbul’da hava kirliliğinin özellikle belirli semtlerde ve yoğun yapılaşmanın bulunduğu bölgelerde sorun olmaya devam edebileceğini belirten Prof. Dr. Orhan Şen, Mecidiyeköy’ün arka kesimleri, Ataşehir ve Yenibosna çevresine dikkat çekti. Şen’in değerlendirmesine göre trafik yoğunluğu, ısınma kaynaklı emisyonlar, sanayi faaliyetleri, uçak ve gemi trafiği ile kentin topoğrafik yapısı, İstanbul’daki hava kalitesini etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. Yüksek yapılaşmanın hava sirkülasyonu üzerindeki etkisi de bu tabloya ekleniyor.

İhanet iddiaları sonrası ilk kez konuştu! Somer Sivrioğlu: “Aşklar gelip geçiyor, emek kalıcı”

2026 KPSS ÖN LİSANS SONUÇLARI ÖSYM | KPSS ön lisans sonuçları ne zaman açıklanacak, sonuçlar erken açıklanır mı?

Bu haberi paylaş
İlgili Haberler
Link kopyalandı!