Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik Husi saldırıları sürerken, Yemen merkezli Sana'a Stratejik Çalışmalar Merkezi'nin yayımladığı yeni bir analiz, askeri tırmanışın yalnızca bölgesel gerilimlerle açıklanamayacağını öne sürdü. Raporda, Husilerin dışarıdaki askeri hamlelerinin, kontrol ettikleri bölgelerde derinleşen ekonomik kriz ve artan toplumsal baskıyı gölgelemeyi amaçladığı iddia edildi.
Sana'a Stratejik Çalışmalar Merkezi'nin analizine göre, Husilerin Kızıldeniz'de oluşturduğu askeri gerilim yalnızca bölgesel gelişmelerin sonucu değil. Raporda, grubun kontrolü altındaki bölgelerde derinleşen ekonomik kriz, artan açlık ve büyüyen halk tepkisinin, dışarıdaki askeri faaliyetlerle gündemden uzaklaştırılmaya çalışıldığı ifade edildi.
Araştırma merkezine göre Husiler, 2014 yılında Sana'a'yı ele geçirmelerinin ardından kamu gelirlerinin büyük bölümünü kontrol altına aldı. Raporda, vergi, gümrük, zekât ve liman gelirlerinden elde edilen kaynakların önemli bir kısmının kamu hizmetleri yerine savaş faaliyetlerine ve ideolojik yapılanmaya aktarıldığı öne sürüldü.
Analizde, yaklaşık 1 milyon devlet çalışanının yıllardır düzenli maaş alamadığı belirtilirken, özel sektörün ise ağır vergiler ve çeşitli baskılar nedeniyle ciddi zarar gördüğü ifade edildi. Raporda ayrıca uluslararası yaptırımlar ve bankacılık sistemindeki kısıtlamaların, binlerce işletmenin kapanmasına veya Husi kontrolündeki bölgeleri terk etmesine yol açtığı kaydedildi.
Raporda, insani yardım kuruluşlarına yönelik baskılar ve yardım çalışanlarının gözaltına alınmasının, uluslararası yardım akışını son on yılın en düşük seviyesine indirdiği belirtildi.
Sana'a Stratejik Çalışmalar Merkezi, Husilere yönelik ekonomik desteğin daha sıkı uluslararası denetime tabi tutulması gerektiğini savundu. Raporda özellikle liman gelirlerinin milis yapılarına aktarılması yerine doğrudan devlet çalışanlarının maaşlarının ödenmesinde kullanılmasının önerildiği ifade edildi.
Analize göre Kızıldeniz'deki askeri tırmanış kısa vadede gündemi değiştirebilir. Ancak bu durumun Yemen'de giderek derinleşen ekonomik çöküşü ve açlık krizini ortadan kaldırmaya yetmeyeceği değerlendirmesi yapıldı.