‘Menopoz bir hastalık değil, kadın yaşamının doğal bir dönemidir’ 15.10.2026 - 10:54 Son Güncelleme 15.10.2026 - 10:54 Kaynak DHA Paylaş Menepozun birçok kadın için sıcak basmaları, uykusuz geceleri, kilo almayı, ruh hali değişikliklerini ve 'artık yaşlanıyorum' düşüncesini çağrıştırdığını belirten Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör, “Oysa menopoz bir hastalık değil, kadın yaşamının doğal bir dönemidir. Bu dönemin doğal olması, yaşanan her belirtinin kabullenilmesi gerektiği anlamına gelmemelidir. Tam tersine; menopoz dönemi kadın sağlığını yeniden değerlendirmek, gelecekteki sağlık risklerini azaltmak ve yaşam kalitesini korumak için önemli bir fırsattır. Menopoz döneminde olan her kadın aynı belirtileri yaşamaz, her kadının hormon tedavisine de ihtiyacı yoktur ama menopoz sürecindeki her kadının kendi sağlık risklerinin değerlendirilmesi ve durumuna uygun tedavi seçeneklerin anlatılması gerekir” dedi. Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Reklam Reklam Reklam Reklam Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör; menopoz, yumurtalıkların hormon üretiminin azalması sonucu adetlerin kalıcı olarak sona ermesi olduğunu belirterek bir kadına geriye dönük olarak 12 ay boyunca adet görmemesi durumunda menopoz tanısı konduğunu ancak menopozun bir gecede ortaya çıkmadığını söyledi.
Genellikle 40'lı yaşların ortalarında başlayan perimenopoz döneminde östrojen ve progesteron düzeyleri önemli dalgalanmalar gösterir diyen Doç. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör; “Bu dönemde adet düzensizlikleri, sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku bozuklukları, çarpıntı hissi, konsantrasyon güçlüğü, duygu durum değişiklikleri ve cinsel istekte değişiklikler görülebilir. Yani menopoz yalnızca adetlerin kesilmesi değildir. Kadının bütün bedenini etkileyen bir geçiş dönemidir. Sıcak basmaları ve gece terlemeleri menopozun en bilinen belirtileridir ancak bu belirtiler bazı kadınların günlük yaşamını ciddi şekilde etkileyebilir. Gece uyanmaları sonucunda uyku bozulabilir; ertesi gün yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve iş performansında düşüş yaşanabilir. Üstelik sıcak basmaları yıllarca sürebilir. Bu nedenle “Biraz sabret, geçer” yaklaşımı her kadın için doğru değildir. Günümüzde sıcak basmaları için hem hormonal hem de hormonal olmayan etkili tedavi seçenekleri bulunmaktadır” diye konuştu.
“Menopoz tedavisinde en çok korkulan konulardan biri hormon tedavisidir” diye belirten Doç. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör, “Geçmişte yapılan bazı çalışmaların sonuçları hormon tedavisine karşı oldukça temkinli yaklaşılmasına neden oldu ancak bugün biliyoruz ki hormon tedavisinin riskleri ve yararları kadının yaşı, menopoz zamanı, kullanılan hormonun türü, dozu, uygulama yolu ve tedaviye başlama zamanı gibi birçok faktöre bağlıdır. Özellikle sağlıklı, menopozun erken döneminde ve uygun aday olan kadınlar kişiye özel değerlendirildiğinde menopozal hormon tedavisi sıcak basmaları ve gece terlemeleri için en etkili tedavilerden biridir. Ayrıca kemik kaybının ve kırık riskinin azaltılmasına da katkı sağlayabilir. Burada önemli olan “Hormon tedavisi herkese verilmeli” ya da “Hormon tedavisi kesinlikle kullanılmamalı” demek değildir. Doğru yaklaşım kişiselleştirilmiş tedavidir. Rahmi olan bir kadında sistemik östrojen kullanılıyorsa rahim iç tabakasını korumak amacıyla uygun bir progestojen tedavisi de gerekir. Rahmi alınmış kadınlarda ise çoğu durumda yalnızca östrojen tedavisi değerlendirilebilir” dedi.
Doç. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör, “Menopoz yönetimi yalnızca sıcak basmalarını tedavi etmekten ibaret olmamalıdır. Bu dönem aynı zamanda kadının gelecekteki sağlığını planlamak için önemli bir fırsattır. Kemik sağlığı, kalp-damar sağlığı, kan şekeri ve kolesterol, kan basıncı, vücut ağırlığı ve kas kütlesi, uyku, cinsel sağlık, ruh sağlığı bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Özellikle yaş ilerledikçe kas kütlesinin korunması daha da önem kazanır. Düzenli direnç egzersizi, yeterli protein alımı, dengeli beslenme ve uygun fiziksel aktivite menopoz döneminin temel sağlık yatırımları arasındadır. Menopoz döneminde vücut kompozisyonunda da değişiklikler görülebilir. Özellikle yağın bel çevresinde toplanması ve kas kütlesinin azalması sık karşılaşılan durumlardır ancak bu, menopozla birlikte kaçınılmaz olarak kilo alınacağı anlamına gelmez. Bu dönemde amaç sadece tartıdaki rakama odaklanmak değil; kasları korumak, yağlanmayı azaltmak ve metabolik sağlığı desteklemektir. Bunun için düzenli egzersiz, özellikle direnç egzersizleri, yeterli protein, liften zengin beslenme, kaliteli uyku ve kişiye uygun enerji dengesi önemlidir” dedi.
Doç. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör, “Menopoz şikayetleri için soya, karayılan otu ve çeşitli bitkisel ürünler sıkça önerilmektedir ancak bitkisel kelimesi etkisiz veya risksiz anlamına gelmez. Dolayısı ile bu ürünlerin etkinlikleri ve güvenilirlikleri konusunda kanıtlar standart menopoz tedavileri kadar güçlü değildir. Ayrıca bazı ürünlerin ilaçlarla etkileşimi olabilir. Aynı şekilde, kişiye özel hazırlanan ve ‘bioidentical hormon’ adıyla sunulan her ürünün güvenli ve bilimsel olarak kanıtlanmış olduğunu düşünmek de doğru değildir” diye konuştu.