Güney Amerika tarihinin en sofistike uyuşturucu kaçakçılığı yöntemlerinden biri olarak kayıtlara geçen, Bolivya kaynaklı "Narko-Kereste" adlı dev operasyon; 2025 yılının Aralık ayında başladı. Bolivya'nın Amazon bölgelerinden kesilen yerli, sert cuchi ağaçlarının, uyuşturucu şebekeleri tarafından yasal ihracat maskesi altında Şili limanlarına taşındığı belirleyen Arica ve Parinacota Bölge Savcılığı İstihbarat ve Organize Suçlar Birimi, Şili Deniz Kuvvetleri (DIRECTEMAR) ve Ulusal Gümrük Servisi, soruşturma başlattı.
Yapılan teknik ve fiziki takip sonucu şebekenin uyuşturucuyu ahşap kütüklerin içerisine kimyasal emdirme yöntemi kullanarak enjekte ettiği belirlendi. Bu yöntem sayesinde uyuşturucu maddeler standart X-ray taramalarında görünmüyor, narkotik köpekleri bile uyuşturucunun kokusunu almıyordu.
8 Haziran 2026'da narkotik timleri, Şili'nin Arica, San Antonio ve Valparaíso limanlarında eş zamanlı operasyon için düğmeye bastı. Toplam 45 konteyner içerisinde bulunan 1.108 ton keresteye el konuldu. Yapay zekalı profil analizi ve ileri laboratuvar taramalarıyla uyuşturucunun kerestelere emdirildiği tespit edildi. Şili Savcılığı, kerestelerin ağırlığının %10 ila %20'sinin saf uyuşturucu maddeden oluştuğunu belirterek kütüklerin içinde 108 ton kokain hidroklorür ve ketamin bulunduğunu duyurdu.
Uyuşturucu yüklü ahşapların; paravan şirketler üzerinden başta Almanya, Belçika, Fransa, ABD, İngiltere, İspanya, Fas ve Yeni Zelanda olmak üzere en az 15 ülkeye gönderilmesi planlandığı tespit edildi. Şili'deki yakalamanın ardından Bolivya polisi; Santa Cruz, Pando, Beni ve La Paz'daki çok sayıda kereste şirketine baskınlar düzenledi.
Soruşturma kapsamında 23 Bolivya merkezli ihracat şirketi mercek altına alındı. Bu şirketlerden biri de Bolivya'daki Maderas Exporta isimli firmaydı. Yapılan telefon dinlemelerinde şirket sahibi Christian Junior Ochoa Roca'nın resmi kayıtlarda "aşçı" olarak görünen Nihat Dindar ile iletişim halinde olduğu belirlendi. Geçtiğimiz Haziran ayında uyuşturucu ağının finansörlerinden ve organizatörlerinden biri olduğu değerlendirilen Nihat Dindar, uyuşturucu ağının nakliye, lojistik ve tedarik ayağını yöneten Sabit Dönmez, şirketin sahibi Christian Junior Ochoa Roca ve şirketin gümrüklerden sorumlu müdürü Carlos Roberto Da Silva gözaltına alındı. Haklarındaki suçlamaları kabul etmeyen 4 kişi tutuklanarak Palmasola Cezaevi'ne gönderildi.
Ancak geçtiğimiz Eylül ayında ilginç bir gelişme yaşandı. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Santiago Merkezli Şili Kamu Sağlığı Enstitüsü (ISP) resmi laboratuvar raporunu açıkladı. Rapor, Şili Savcılığı'nın "108 ton uyuşturucu emdirilmiş" tezini büyük ölçüde sarstı. ISP, ahşap kütüklerde uyuşturucu bulunduğunu doğruladı ancak bunun kasıtlı bir emdirme değil, %5'in altında konsantrasyona sahip bir "bulaşma" olduğunu rapor etti. Bolivya'daki kereste üreticileri, bu dava yüzünden 15 milyon dolardan fazla doğrudan zarar ettiklerini ve ihracatın durmasıyla 35 milyon dolarlık bir pazarı kaybettiklerini açıkladı.
Bu kriz, uyuşturucu finansörü Nihat Dindar'ın avukatlarının önünü açtı. Avukatlar; uyuşturucu miktarının devasa oranda abartıldığını, enjektenin ağaçların bozulmaması için kullanıldığını, kerestelerin bağımsız uluslararası laboratuvarlarda analiz edilmesi gerektiğini iddia ederek tutukluluk kararına itiraz etti. Kısa bir süre sonra Dindar ve 3 kişi serbest bırakıldı. Şili Arica Bölge Savcılığı 21 Eylül 2026'da kerestelerin yakılma işlemini geçici olarak durdurdu.
Dava hakkındaki bilimsel ve siyasi kriz tırmanırken, Bolivya adli makamlarının elindeki en büyük halka olan Nihat Dindar, 28 Eylül'de kritik duruşmaya dakikalar kala yakın bir arkadaşı tarafından evinden motosikletle alındı. Pampa de la Isla bölgesinde, 6. ve 7. halka (anillo) arasında yer alan Virgen de Cotoca Caddesi yakınındaki ıssız bir ara sokakta motosikleti durduran gizemli sürücü, Dindar ile bir süre tartıştı. Ardından kafasına bir el ateş eden sürücü motosikletle olay yerinden kaçtı. Dindar olay yerinde hayatını kaybetti.
Dindar, 'ın öldürülmeden saniyeler önceki görüntüsüne ise Sabah ulaştı. Görüntülerde Dindar'ın kendisini infaz edecek motosiklet sürücüsünün arkasında rahat bir şekilde ilerlediği görüldü.
Saldırıdan 3 dakika önce ise uyuşturucudan sabıkalı 36 yaşındaki Cristian Bowles Antelo'nun aracında motosikletli iki kişi tarafından eşinin gözleri önünde silahlı saldırıya uğradığı ve olay yerinde hayatını kaybettiği ortaya çıktı.
Dindar'ın bildiklerini mahkemede anlatmasından korktukları için Meksika merkezli ünlü Körfez Karteli Akrepler Grubu tarafından öldürüldüğü iddia edildi. Savcılık, her iki cinayet arasındaki bağlantıyı araştırırken, serbest kalan Dindar'ın, eski ortakları tarafından bir "ihanet veya susturma" infazına kurban gitmiş olma ihtimalini, en güçlü senaryo olarak değerlendiriyor.