ABD Başkanı Donald Trump'ın, NATO Zirvesi kapsamında temmuz ayında geldiği Ankara'dan dönüşü sırasında İsrail kaynaklı bir "tehdit" istihbaratı sonrasında uçağını değiştirdiğinin ortaya çıkması, Amerikan kamuoyunda tartışmalara neden oldu.
Washington Post'un ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), İsrail'den gelen söz konusu istihbaratı "az güvenilir" olarak değerlendirdi.
Haberde, bazı ABD'li yetkililerin ise İsrail'in "ABD'yi İran savaşının içinde tutmak" amacıyla bu tür manevralara başvurmuş olabileceği ve bu yolla Amerikan dış politikasını etkilemeye çalıştığı görüşlerine yer verildi.
Demokrat Senatör Chris Van Hollen, Washington Post'a yaptığı açıklamada, İsrail kaynaklı istihbaratın güvenilirliğini sorguladı.
Van Hollen, istihbaratın yalnızca güvenilirliği değil, bağımsız kaynaklar tarafından ne ölçüde doğrulanabildiği konusunda da soru işaretleri bulunduğunu belirtti.
İran'ın Trump'ın ölmesini isteyebileceğinden şüphe duymadığını ifade eden Van Hollen, söz konusu gelişmelerin kendisine "biraz hayal ürünü" gibi geldiğini söyledi.
ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi eski Direktörü Joe Kent de İsrail kaynaklı istihbaratın güvenilirliğine ilişkin şüphelerini X hesabından yaptığı paylaşımla dile getirdi.
Kent, Trump'ın gizlice uçağını değiştirmesiyle ilgili gelişmenin, ABD'nin İran'la nasıl savaşa girdiğini gösteren bir örnek olduğunu savundu. Söz konusu istihbaratın İsrail kaynaklı olduğunu ve ABD'nin kendi istihbarat kurumlarınca "güvenilirliği düşük" olarak değerlendirildiğini belirtti.
ABD'nin tüm tehditleri ciddiye alması gerektiğini vurgulayan Kent, İran'la savaşa girilmesi gibi büyük kararlar söz konusu olduğunda İsrail'in Amerikan siyasetini etkilemek isteyebileceğinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
Kent, yabancı bir istihbarat servisi veya müttefikten gelen bilgilerin yalnızca bilgi verme amacı taşımayabileceğini, karar vericileri etkilemek amacıyla da sunulabileceğinin unutulmaması gerektiğini söyledi.
Filistin asıllı Amerikalı analist Abdelhalim Abdelrahman da İsrail ve ABD istihbaratının entegre edilmesine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Yabancı istihbarat birimlerinden gelen bilgilerin, İsrail söz konusu olduğunda dahi, ABD'nin çıkarlarından ziyade ilgili ülkenin kendi çıkarlarını öncelemiş olabileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Abdelrahman, "Bu yüzden İsrail'i istihbarat sistemimize dahil etmek tam bir felaket olur." değerlendirmesinde bulundu.
İsrail Savunma İstihbaratında 25 yıl görev yapan Danny Citrinowicz ise yaşanan gelişmelerin İsrail'in Washington'daki güvenilirliğine ilişkin soru işaretlerine yol açabileceğini belirtti.
Citrinowicz, ABD'li siyasetçilerin İsrail istihbaratının saha gerçeklerinden ziyade belirli politika hedeflerine ulaşmak amacıyla hareket ettiğine inanmaları halinde bunun İsrail açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
İsrailli uzman, böyle bir algının zaman içinde İsrail'in ABD'deki gücünü ve etkisini zayıflatabileceğine dikkati çekti.