Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini temmuz ayında yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmasının ardından gözler kredi faizlerine çevrildi. Ekonomistler, kısa vadede faizlerde sert bir düşüş beklemezken, fonlama maliyetlerinde yaşanabilecek gerilemenin kredi faizlerini de kademeli olarak aşağı çekebileceğini değerlendiriyor. Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun.
TCMB, temmuz ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde korudu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 olarak sabit tutuldu.
Karar metninde haziran ayında enflasyonun ana eğiliminde sınırlı bir gerileme yaşandığı belirtilirken, temmuz ayında geçici bir yükseliş beklendiği ifade edildi. Ayrıca enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı.
Bununla birlikte iç talepteki yavaşlamaya dikkat çekilerek sıkı para politikasının ekonomiye etkilerinin belirginleştiği mesajı verildi.
Ekonomist Haluk Bürümcekçi, yılın geri kalanında politika faizinde kapsamlı bir indirim beklemediklerini söyledi.
Bürümcekçi'ye göre küresel koşulların elverişli seyretmesi halinde Merkez Bankası ilk adımını politika faizini düşürmek yerine geçici sıkılaşmayı sona erdirerek atabilir.
Haftalık repo ihalelerinin henüz yeniden başlamamış olmasının da Merkez Bankası'nın temkinli duruşunu sürdürdüğüne işaret ettiğini belirten Bürümcekçi, döviz piyasası ve küresel gelişmelerin yakından izlenmeye devam edeceğini ifade etti.
milliyet.com'a açıklamalarda bulunan, Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise karar metninde haftalık repo ihalelerine dönüş konusunda net bir mesaj verilmemesine rağmen normalleşme beklentisinin sürdüğünü belirtti.
Gözgör'e göre Merkez Bankası'nın ilk normalleşme adımı politika faizini indirmekten önce haftalık repo ihalelerini yeniden başlatmak olabilir.
Bu adımın bankaların ortalama fonlama maliyetini düşürebileceğini belirten Gözgör, bunun ilerleyen dönemde kredi faizlerine de olumlu yansıyabileceğini ifade etti.
Uzmanlar, enflasyondaki iyileşmenin devam etmesi halinde ağustos ayında haftalık repo ihalelerinin yeniden devreye alınabileceğini değerlendiriyor.
Fonlama maliyetlerinde yaşanabilecek kademeli gerilemenin yılın son çeyreğinde ölçülü faiz indirimlerinin önünü açabileceği belirtiliyor.
Kutay Gözgör, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde politika faizinin yıl sonunda yüzde 34 seviyesine kadar gerileyebileceğini öngördüklerini söyledi.
Uzmanlara göre mevcut faiz kararı kredi faizlerinde kısa vadede hızlı bir düşüş anlamına gelmiyor.
Ancak Merkez Bankası'nın fonlama maliyetini azaltmaya başlaması durumunda bankaların kredi faizlerinde de zaman içinde kademeli bir gerileme görülebilir.
Bu nedenle piyasalar, önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon verileri ile TCMB'nin haftalık repo ihalelerine ilişkin olası adımlarını yakından takip ediyor.